Yazılım okulları açılacak

Yazılım okulları açılacak
16 Nisan 2020 Perşembe 17:32

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun yeni başlattığı Açık Seminer programının ilk gününde yaptığı konuşmada, “Açık kaynak kodla geliştirilecek kritik yazılımları üretmenin peşindeyiz. Hâlihazırda belirlediğimiz 3 proje var; elbette bu sayı zamanla daha da artacak. Açık Kaynak Platformu kanalıyla kodlama eğitim programları düzenleyecek ve yazılım okulları açacağız. Bakanlık olarak 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde kendimize yazılım alanında çok net bir hedef koyduk. Dedik ki; 2023’te en az 500 bin yazılımcı sayısına ulaşacağız” dedi. Aşı çalışmalarına değinen Varank, “Türkiye’nin aşı üretim tesisi olmadığı söyleniyor. Bakın bu doğru değil, bu yönde yapılan açıklamalar bence iyi niyetli de değil. Ülkemizde hayvan sağlığı aşıları; Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları tarafından üretiliyor. Hayvan aşıları alanında oldukça güçlü, yetkin ve dünya standartlarında üretim altyapılarımız var. Bu altyapılar, uygun tedbirler alınarak çok hızlı bir şekilde viral insan aşısı üretimi de gerçekleştirebilir” diye konuştu.
Bakan Varank, hayatımıza girecek yenilikleri de, “Bundan sonraki dönemde; önleyici hassas tıp çözümleri, blokzincirle tedarik zinciri yönetimi, otonom teknolojiler, kesintisiz bağlantı çözümleri, kapsayıcı mikro ödeme sistemleri belki de en önemlisi etik veri yönetimi üzerine geliştirilen ürünler hızla hayatımıza girecek” diye sıraladı.
Bakan Varank, Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun yeni başlattığı Açık Seminer programına telekonferansla katıldı. Semire 2 bine yakın katılımcının kayıt yaptırdığını belirten Varank şunları söyledi:
İHTİYAÇ DUYUYORUZ:Dijital dönüşüm ve yapay zekâ temelli tüm teknolojilerin tabanında yazılım var. Ekonomide rekabet gücü kazanma, doğru veriye ulaşma, veriyi analiz etme ve en uygun çözümü geliştirmede de yine yazılım teknolojilerine ihtiyaç duyuyoruz.
İŞBİRLİĞİ ORTAMI SUNULUYOR:Geçen sene Türkiye Açık Kaynak Platformu’nu kurduk. Türkiye Açık Kaynak Platformu; şirketlere, girişimcilere ve araştırmacılara tek başlarına yapamayacakları projelerde rekabet öncesi işbirliği ortamı sunuyor. Bu sayede daha yetkin, güvenli, fonksiyonel ve rekabetçi çözümler geliştirmenin önü açılmış oldu.
30 MİLYONLUK KATKI:Proje ekibimiz, platformun önümüzdeki iki yıllık çalışma programını hazırladı. Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK-Tüsside yürütücülüğündeki bu programa; İstanbul ve Doğu Marmara Kalkınma Ajanslarımız 30 milyon liralık katkı sunacak. Paydaşlarımız da; insan kaynağı olarak, teknolojik ve maddi desteklerle bu sürece katkı sağlayacaklar. Böylece hem kamu hem özel sektör desteğiyle; 2023 yılında 500 bin yazılımcı ve yazılımda küresel ürünler geliştirilen bir ülke hedefimize hızla yaklaşacağız.
ALGORİTMALAR GELİŞTİRİLECEK:Kamu ve özel sektörün ihtiyaç duyduğu, açık kaynak kodla geliştirilecek kritik yazılımları üretmenin peşindeyiz. Hâlihazırda belirlediğimiz 3 proje var; Bu projelerden biri, Türkçe Doğal Dil İşleme. Burada yapay zekâ temelli yeni algoritmalar geliştirecek. Bu algoritmalar da karar destek süreçlerine girdi teşkil edecek. Bu proje; telefonumuzdaki sanal asistandan, çevrimiçi eğitimlere, KOBİ’lerin dijital dönüşümünden güvenlik sistemlerine kadar birçok sektörün temel ihtiyacını karşılayacak niteliğe sahip.
KÜRESEL MARKALAR ÇIKARILACAK:İkinci projemiz PostgreSQLveri tabanı yönetim sistemiyle ilgili. Postgre üzerindeki uygulamaları ve bunlara destek verecek şirketleri geliştirmek istiyoruz. Mevcut durumda kamuda bazı başarılı uygulamalar var. Biz bu başarıyı genele yayıp, küresel markalar çıkarmayı amaçlıyoruz.
PARDUS YAYGINLAŞTIRILACAK:Üçüncü projemizse, PARDUS’un yaygınlaştırılması. TÜBİTAK tarafından açık kaynak olarak geliştirilen Pardus; pek çok belediyede, hastanede, çeşitli Bakanlık ve kamu kuruluşlarında aktif olarak kullanılıyor. Pardus’u erken yaşlarda öğrencilerimize tanıtmak ve özel sektörde de yaygınlaştırmak istiyoruz. Bu bağlamda Milli Eğitim Bakanlığı ile sınıflardaki Akıllı Tahtalara özel Pardus’u yaygınlaştırıyor ve merkezi olarak yönetiyoruz.
YAZILIM OKULLARI AÇILACAK:Açık Kaynak Platformu kanalıyla kodlama eğitim programları düzenleyecek ve yazılım okulları açacağız. Bu okullardan birisi Bilişim Vadisinde diğeri de İstanbul’da olacak. Oyunla öğrenme temelli bu okullar her sene binlerce mezun verecek. KOVİD-19 tehdidi biter bitmez, okullarımız faaliyetlerine başlayacak.
ÖNCÜ İŞLERE İMZA ATIYORUZ:Bu seminer için Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun paydaşları bir araya geldi. Yazılım geliştirici olun ya da olmayın, biz hepinize sesleniyoruz. Sizleri ne kadar önemsediğimizi bir kez daha duyun istiyoruz. Bu Program, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının en geniş katılımlı programlarından biri, aslında bir ilk. Şunu da ayrıca vurgulamak istiyorum, biz ilklere, öncü işlere imza atmayı çok seviyoruz.
KOVİD’E ÖZEL STAJ PROGRAMI BAŞLATTIK:Ülkemizin KOVİD-19’a odaklanan ilk sanal konferansını gerçekleştirdik. KOVİD-19’la mücadelede TÜBİTAK koordinasyonunda, aşı ve ilaç geliştirmek için bir araya getirdiğimiz bilim insanlarının çalışmalarını ilk ağızdan duymuş oldu. Hatta konferans sırasında üniversite öğrencileri biz de bu çalışmalara katkı sunmak istiyoruz dediler. Biz de taleplerini karşılıksız bırakmadık ve koronavirüsle ilgili çalışmalara özel bir staj programı da başlattık.
DOĞRU DEĞİL:Türkiye’nin aşı üretim tesisi olmadığı söyleniyor. Bakın bu doğru değil, bu yönde yapılan açıklamalar bence iyi niyetli de değil. 2018 yılında Resmi Gazetede yayımlanan bir yönetmelikle veteriner tıbbi ürün üretim yeri izni verilmiş yerlerde, uygun formda ve sınıfta beşeri tıbbi ürünlerin üretilmesi de mümkün oldu.
İNSAN AŞISI DA ÜRETİLEBİLİR:Ülkemizde hayvan sağlığı aşıları; Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları tarafından üretiliyor. Hayvan aşıları alanında oldukça güçlü, yetkin ve dünya standartlarında üretim altyapılarımız var. Bu altyapılar, uygun tedbirler alınarak çok hızlı bir şekilde viral insan aşısı üretimi de gerçekleştirebilir.
2023’DE 500 BİN YAZILIMCI:Bakanlık olarak 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde kendimize yazılım alanında çok net bir hedef koyduk. Dedik ki; 2023’te en az 500 bin yazılımcı sayısına ulaşacağız. Halihazırda ülkemizde 170 binin üzerinde yazılım geliştiricimiz var. Geçen sene GITHUB’a katkısı 20 bin kişiyi geçen ve en hızlı artan ülkeler arasında 6. sıraya çıktık.
AVANTAJI İYİ KULLANMAK İSTİYORUZ:83 milyonluk Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 32. Nüfus piramidinin bize sunduğu bu avantajı en iyi şekilde kullanmak durumundayız. 200’ü aşkın üniversite, bin 500’ün üzerinde Ar-Ge ve Tasarım Merkezi, 84 Teknopark ve 2000’i aşkın yerli ve yabancı yazılım şirketimizle açık kaynak ekosisteminde büyük işler başarabiliriz.
AYRIM ORTADAN KALKTI:Bu son salgın bize şunu da öğretti. Artık gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ayrımı ortadan kalkıyor. Bakın karşı karşıya kaldığımız bu sınamada aslında her ülke aşağı yukarı aynı yerde…Dünyanın en iyi okullarına sahip olabilirsiniz. Kişi başına gelirinizle yüzlerce ülkeyi geride bırakabilirsiniz. Ya da paranız uluslararası rezerv paradır; ve tüm küresel finansal sistemini bir anda türbülansa itebilirsiniz. Bu bahsettiğim üstünlükler, virüs karşısında o bildiğimiz ekonomik ya da sosyal avantajların bir işe yaramadığını açıkça ortaya koydu. Şu an küresel düzende herkes eşitlenmiş durumda. Bu eşitliği bozan; yaşadığımız sorunları çözen teknolojileri geliştirenler olacak.
GELECEĞİN TRENDLERİ:Bundan sonraki dönemde; önleyici hassas tıp çözümleri, blokzincirle tedarik zinciri yönetimi, otonom teknolojiler, kesintisiz bağlantı çözümleri, kapsayıcı mikro ödeme sistemleri belki de en önemlisi etik veri yönetimi üzerine geliştirilen ürünler hızla hayatımıza girecek. Belki de şu an hiçbirimizin adını dahi bilmediği yeni kavramlar geleceğin trendleri olacak. Çok iddialı gelebilir, ama bana öyle geliyor ki, yazılım alanı hiçbir zaman ölmeyecek. (Haber: Davut Güleç)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.