DİB Ali Erbaş, "Ramazan'da camiler açık olacak mı?" sorusunu yanıtladı

DİB Ali Erbaş, "Ramazan'da camiler açık olacak mı?" sorusunu yanıtladı
09 Nisan 2020 Perşembe 05:52

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, AHaber’de yayınlanan ‘Arka Plan’ programına katıldı. Programda Berat Gecesinin önemini ifade eden Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Kovid-19 dolayısıyla yaşananlarla ilgili değerlendirmeler yaptı, Diyanet İşleri Başkanlığının bu kapsamda yaptığı çalışmaları anlattı. Başkanlık sitesindeki haberde: Milletimizin ve tüm İslam aleminin Berat Gecesini tebrik eden Başkan Erbaş,  “Bugün Dünya Sağlık Günü olması münasebetiyle gece gündüz demeden milletimize hizmet eden, hastalarımızın 24 saat yanlarında olan doktorlarımıza, sağlıkçılarımıza, bu bulaşıcı hastalık sebebiyle gece gündüz demeden hizmet eden tüm kardeşlerime buradan selam ediyorum. Allah onlardan razı olsun” dedi.

Başkan Erbaş, Berat Gecesinin müminler için önemli bir fırsat olduğunu belirterek, bu gecenin ibadetlerle, dualarla, niyazlarla değerlendirilmesini gerektiğini kaydetti.

Duanın önemine işaret eden Başkan Erbaş, “Dua, ibadetin özüdür. Rabbimiz buyuruyor ki ‘Duanız olmasaydı Allah size ne diye değer versin.’ Dualarımızla bu belaların en kısa zamanda ortadan kalkması için Rabbimize yalvaracağız yakaracağız” ifadelerini kullandı.

Başkan Erbaş, depremde, yangında, selde ve salgın hastalıklarda hayatını kaybedenlerin hükmen şehit olarak kabul edildiğini söyledi.

“Bu süreçte evlerimiz mescit haline getirelim”

Başkan Erbaş, Kovid-19’la mücadele kapsamında camilerde cemaatle namaza verilen aranın Ramazan ayı da dahil olmak üzere salgın tehlikesine karşı alınan tedbirler devam ettiği müddetçe uygulanacağını ifade ederek, “Bu süreçte evlerimiz mescit haline getirelim. İbadetlerimize riayet edelim. Evlerimizde eşimiz ve çocuklarımızla teravihlerimizi kılalım. Evde yaşayanlar içerisinden bir karantina yoksa namazlarımızı cemaatle kılalım” diye konuştu.

“Umreden dönen vatandaşlarımız, sağlıkçılarımızın kontrolü altında Türkiye’ye geldi”

Koronavirüsün Türkiye’de yayılmasında umreden dönen vatandaşların etkili olduklarına dair iddiaların sorulması üzerine Başkan Erbaş, şunları söyledi:

“Koronavirüsle ilgili çalışmalar başlayınca biz hemen 27 Şubat itibarıyla umre ziyaretlerini durdurduk. Suudi Arabistan'da o ana kadar hiç vaka görülmemişti. 27 Şubat’ta tek bir vaka görüldü, tek bir vaka olmasına rağmen biz umre ziyaretleri durdurduk. Hatta şunu söyleyeyim uçağa binmek üzere havaalanlarına gelen 3 bin kişiyi biz havaalanlarından evlerine geri taşıdık, göndermedik. 28 Şubat'tan itibaren umreden Türkiye'ye dönenler için Sağlık Bakanlığımız, buradan teşekkür ediyorum, doktor, hemşire kardeşlerimizi Mekke'ye ve Medine'ye gönderdi. O sağlıkçılarımız, umreden peyderpey dönen yolcularımızın Türkiye’ye gelinceye kadar gerekli kontrollerini yaptı. Herhangi bir şikayeti olanlar varsa onları ayırdılar, hastaneye gönderdiler ve diğerlerini de Türkiye'de genel olarak karantina kararı alınmadığı için evlerine gönderip evlerinde 14 gün karantinada kalmalarını, ziyaretçi de kabul etmemelerini tavsiye ettiler. Biz de Sağlık Bakanlığı'nın bu talebini tüm il ve ilçelerimize genelgeler göndererek, görevlilerimizi onlara rehberlik yapmaları, titiz davranmaları noktasında uyardık. Umrecilerimizin son dönüş tarihi 28 Mart olmasına rağmen biz 13 gün öncesinden tüm umrecilerimizi döndürmüş olduk. En son 15 Mart itibariyle gelenler Ankara'da, Konya'da ve birkaç yerde karantinaya alındı. Biz yine umrede görevli olan personellerimizle 14 gün boyunca karantinadaki umreci kardeşlerimize hizmete devam ettik. Umrecilerimiz, daha Suudi Arabistan'da iken hazırladığımız uyarıları, afişler gönderdik. O afişleri otellerinin kapılarına astılar. Dikkat edilmesi gereken temizlik uygulamalarını, 14 kuralı tüm umrecilerimize uygulamaya başladık.”

“Diyanet yetkililerinin umrecilere ateş düşürücü ilaç verdiği, iftirası bile atıldı”

Umreden dönen vatandaşlar ve Diyanet yetkilileri hakkında doğru olmayan beyanların incitici ve kul hakkı olduğuna vurgu yapan Başkan Erbaş, “Bu haberleri yapanların da kul hakkına girdiğini düşünüyorum. Çünkü yalan söylemek, iftira etmek kul hakkıdır. Bununla da kalınmadı, uçakta Diyanet yetkililerinin umrecilere ateş düşürücü ilaç verdiği, iftirası bile atıldı, düşünebiliyor musunuz? Yani bu kadar mesnetsiz, dayanaksız konuşulabiliyor. Bundan biz gerçekten üzülüyoruz ve bu şekilde konuşan insanlara da inanmak gerçekten çok zor. Niçin bunu yapıyorlar, doğrusu anlamak mümkün değil” şeklinde konuştu.

“Üç kuruş daha fazla kazanayım düşüncesiyle tamahkarlık yapıp ahiretimizi zarara uğratmayalım”

Başkan Erbaş, Kovid-19 nedeniyle yaşanılan bu zor süreçte stokçuluk ve fırsatçılık yapmanın yanlış olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:

“Peygamber Efendimiz,  bu tür fırsatçıları kınıyor, lanetliyor ve haram işlediklerini söylüyor. Bir takım ürünleri stoklamak, fiyatını artırmak, insanlar kendisine mecbur kaldıklarında yüksek fiyatlarla onları satmak. Dinimizde bunların hepsi yasaklanmıştır. Hiç kimsenin bu tür şeylere tevessül ve tenezzül etmemesini buradan istirham ediyorum. Bizim milletimize bu yakışmaz. Biz yardımsever bir milletiz. Biz paylaşımcı bir milletiz. Fakir fukara, garip gureba insanlara, işini kaybeden insanlara bizim yardımcı, destek olmamız gerekiyor. Üç kuruş daha fazla kazanayım düşüncesi içerisinde tamahkarlık yapıp lütfen ahiretimizi, geleceğimizi zarara uğratmayalım.”

“Milli Dayanışma Kampanyası’na destek oluyoruz”

İnsanları, Milli Dayanışma Kampanyası’na destek olmaya davet eden Başkan Erbaş,

“Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bütün hocalarımızla bu kampanyaya destek veriyoruz. Bütün milletimiz destek veriyor. Hamdolsun bu bizim ne kadar yardımsever, cömert bir millet olduğumuzu gösterir. Biz yardımlaşma ruhuna sahip bir milletiz. Dolayısıyla en zor zamanlarımızda bizim birbirimize destek olmamız gerekiyor” dedi.

Başkan Erbaş, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile telefonla görüştüklerini belirterek Toplum Bilimleri Kurulu için din psikolojisi ve din sosyolojisi alanından bazı isimleri verdiğini söyledi.

“Din görevlilerimiz, Vefa Koordinasyon Grupları'nın içerisinde insanımıza hizmet etmeye devam ediyor”

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu süreçte tüm personelleriyle vatandaşa hizmet ettiklerini hatırlatan Başkan Erbaş, “Bizim cami içi görevlerimiz olduğu gibi cami dışı görevlerimiz de var. Görevlerimiz sadece camilerin görevleri değil, mahallenin, ilçenin şehrin görevleri. Şu anda personelimiz sahada Vefa Koordinasyon Grupları'nın içerisinde yer alarak insanımıza hizmet etmeye devam ediyor” diye konuştu.

“Temsili Cuma namazı, hüsnüniyet ile başlattığımız bir uygulamadır”

Başkan Erbaş,  Kovid-19 salgını nedeniyle ara verilen cuma namazının temsilen de olsa devam etmesiyle ilgili de açıklama yaparak, şunları söyledi:

“Sağlık çok önemli onun için biz 16 Mart itibariyle bütün camilerimizde bu süreç bitinceye kadar Cuma namazlarına ara verdik.  O bir hafta içerisinde büyük bir mahzunluk yaşandı, pek çok insanımızdan şöyle bir talep geldi, ‘Hiç olmazsa temsili olarak ülkemizde bir yerde kılınsın.’ Bu topraklarda asırlardan beri hiçbir zaman cuma namazının kılınmadığına şahit olunmadı, dolayısıyla temsili olarak bir yerde cuma namazının kılındığını milletimiz görsün, televizyon ekranlarından hiç olmazsa hutbeyi dinlesin, düşüncesiyle, hüsnüniyet ile başlatmış olduğumuz bir uygulamadır. Geçen hafta da Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde yine çok az sayıda bir katılımla, Ankara il müftümüz ve ilçe müftülerimiz katıldı. Hutbeyi de televizyondan kardeşlerimiz dinliyorlar hem o günün önemli konularını bir tavsiye şeklinde hem de dinimizin önemli mevzularında bir bilgilendirme olmuş oluyor. Hüsnüniyetle alınmış bir karardır ve bu süreç bitinceye kadar bazı değişik camilerde yine sosyal mesafe korunarak ve tedbirler alınarak kılınacaktır.”

Başkan Erbaş, programın sonunda, milletimiz, İslam alemi ve tüm insanlık için dua etti(Haber: Davut Güleç)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.