Röportaj: İYİ Parti il başkanı Süleyman Bozkurt’‘Acil parlamenter sisteme dönülmeli’

İYİ Parti il başkanı Süleyman Bozkurt’a Davut Güleç sordu, Ramazan Karakuş fotoğrafladı.. Bozkurt: ‘Kayseri’yi fetönün merkezi göstermek vebaldir’ dedi

Röportaj: İYİ Parti il başkanı Süleyman Bozkurt’‘Acil parlamenter sisteme dönülmeli’
24 Mart 2020 Salı 14:05

Kamu harcamalarının hoyratça ve acımasızca yapıldığını iddia eden Süleyman Bozkurt, adalete güvenmek istediklerini tekrarladı. ‘Biz hep Suriyelilerin yükünü çekemeyiz’ diyen Bozkurt, İncesu’da hata yaptıklarını kabul etti. Bilinçli, akıllı muhalefet yaptıklarını söyledi ‘Belediye başkanları partisinin değil, herkesin başkanı olmalı’ dedi. Süleyman Bozkurt, yerel, genel konularda kişisel görüşlerini açıklarken, iktidar milletvekillerini başarısız bulduğunu söyledi.

 *Kayseri’de siyaset, Türkiye’nin izdüşümü. Olumsuz gelişmeler bile olmuyor. Sert söylemler Kayseri’ye fazla yansımıyor.

*Kayseri yerel siyaseti diyalog kurmaya çalışıyor ve ılımlı. Tıkanan siyaset ve demokrasi kanallarını açmaya çalışıyoruz.

*Çarşaf liste ile delege seçtik. Bu cesaret ister. Siyaset kanallarını açmalı ve herkes özgürce konuşmalı, görüşlerini ortaya koymalı.

*İl ve ilçe kongrelerinde birden fazla aday çıkıyor. Bu demokrasi ve çoğulculuk, çok seslilik adına çok önemli. İlçe kongreleri sonrası adaylığımı açıklarım. Ama menfiyim.

*Genel sorunlardan yerel sorunlara sıra gelmiyor. Genç işsizlik ya da çalışanların işsizliği, istihdamsızlık giderek artıyor.

*Yüksek Hızlı Tren, sanayiciyi, işadamını rahatlatacak, lojistik işler yapılmalı. Tarımla ilgili atılım yapılmadı.

*Suriyeli sığınmacılarla ilgili güvenlik, asayiş, ticaret, sosyal anlamda ciddi bir önlem alınmadı.

*Elektrik, doğalgaz, su, ulaşım, vergide, gelirde adaletsizlik belimizi bükmüş, etkileniyoruz.

*Kayseri kamu yardımı almadan idare ediyor.  Şehir efsanesi çıkartıldı. Bu da şehre büyük zarar verdi. Kayseri’yi iyi gösterirken kamu yatırımlarından yıllardır mahrum kaldık.

*İktidar milletvekillerinin somut yaptıkları bir şey yok.

*Kayseri’yi fetö’nün merkezi kabul etmek, göstermek yanlış.  Burada devletin istatistikleri var. Sorumsuz dil, diline dikkat etmesi lazım. Kendisini öne çıkarmak için söylemler bir vebaldir.

*Fetö’nün Kayseri’de etkilediği insanlar olmuş ama bu konu adli. Gerçek gündemi saptırmak adına bu konuda soru işaretleri olmuyor değil.

*Genel başkanım sokakları, mahalleleri gezerek sorunları dile getirmeye çalışıyor.

*Fetö’nün siyasi ayağına dokunulmadı. Gazetecilerle ilgili adli muamele adalete olan güveni sarsıyor.  Biz adalete güvenmek istiyoruz.

*Projeler, basın özgürlüğü AB standartlarına taşınmalı.  Basın rahat yazmalı, eleştirmeli. Bizimde haber alma özgürlüğümüz olmalı.

*Suriyeli her insan kendi memleketinde mutlu ve özgür yaşamalı.  Geçici komşu anlamında yardım sağlamalıyız. Ülkelerine göndermeliyiz. Avrupa’ya gönderme, kararlı, taviz verilmeden yapılmalı. Biz hep bunların yükünü çekemeyiz.

*Kazım Yücel ve ekibimizle, ilçe ve büyükşehir belediye meclisi için önceden yapılmış bir çalışma var. Kazım bey bize çok ciddi katkı sağlıyor. İktidar partisinin çalışması onları bağlar.

*Bilinçli, akıllı muhalefet yapacağız. Körü körüne muhalefet yapmayacağız. Doğru olanı ortaya koyarsanız, doğru yapılıyor.  Politik, siyasi kazanç olmamalı. Belediye başkanı herkesin başkanı olmalı. Partisi olmamalı.

*Kırsal kesim meclislerde neden yok. Su, kanal ve sulama ile ilgili yatırımlar bütçenin darlığından olsa gerek. Kırsalla ilgili yatırımlar daha çok gündeme gelmeli.

*İncesu konusunda hata mı yaptık bunu İncesu ve seçmeni karar verecek. Yaptık bir hata diye düşünüyorum. Rahat, konforlu, iktidarın gölgesinde devam etmek istemiş. Bu doğru değil.

*Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hiçbir sorunu çözmedi, bir çok sorunu beraberinde getirdi.  Acil parlamenter sisteme dönülmeli. Bu halkın kazanımı idi. Yasama, yürütme, yargı, güçler ayrılığı parlamenter sistemle olmalı ve buna yeniden geçilecek.

*Yeni partiler ölü doğdu demek doğru değil. Beklemek görmek gerek.  İnsanlar halk adına konuşur. Buna halk karar verecek, birileri değil. Seçmen kime akacak bunu seçim gösterecek.

*Seçmenin neyi değerlenmeli. Siyasi rahatlık güçlü olursa, halkta güçlü olur. Genel başkanımız halkın içinde en fazla olan başkan.

*İttifakla ilgili öngörüde bulunmak doğru değil.  Üniter Devlet yapısına saygılı, Atatürk, Türk milliyetçiliğine yakın olunmalı.

*Acil kamu tasarrufu, kalkınma projeleri, bilimsel olmalı. Kamu harcamaları hoyratça ve acımasızca yapılıyor. Yolsuzluk, adam kayırmacılığı, vergi adaletsizliği ve desteklemeleri ortada.

*Erciyes’i turizmin merkezi haline getirmeliyiz ama Kayseri ihmal ediliyor.

*Muhalefet milletvekillerini gayretli görüyorum. Dursun Ataş bey çok gayretli. Tarım ve savunma komisyonunda.

*Yerli otomobil üretiminin hayata geçmeyeceğine inanıyorum. Geçerse Kayseri pay almalı.  Savunma sanayi milli mesele. Kayseri tecrübeli ve bu genişlemeli.

*Biz her seçime şimdiden hazırız.

 İYİ parti il başkanı Süleyman Bozkurt’un sorularımıza yanıtları şöyle.

SORU: Kayseri’de siyaset nasıl gidiyor?

BOZKURT: Kayseri’deki siyaset Türkiye’deki siyasetin tabiatı ile izdüşümü. Ama Türkiye’deki bazı olumlu gelişmelerin belki burada yansıması olmuyor. Genel siyasette sert söylemler buraya çok yansımıyor. Özellikle iktidar partisinin muhalefet partilerine yönelik yaptığı sert ithamlar burada çok yansımıyor. Kayseri’ye genel siyasete göre daha ılımlı. Öte yandan tabi ki de hareketli geçiyor.

SORU: Peki sizin siyaset nasıl gidiyor?

BOZKURT: Şuan parti olarak kongre süreci yaşıyoruz. Biz tıkanan siyaset kanallarını, tıkanan demokrasi kanallarını açmaya çalışan bir partiyiz. Bunu hem yerelde hem genelde yapmaya çalışıyoruz. Bunun için ne gerekiyor? Parti içi demokrasiyi sağlamak gerekiyor. Biz bunu tesis etmek adına delege seçimleri gerçekleştirdik. Bunu da çarşaf liste metodu ile yaptık. Bu çok önemliydi. Henüz 2 yılını tamamlamış bir partinin çarşaf liste ile delege seçmesi aslında tek başına bir cesaret göstergesi idi. Demokrasi açısından cesaretti. Biz bunu gösterdik. Çünkü gerçekten siyaset kanallarını açmak gerekiyor. Bunun da bazı yolları var. Herkes özgürce konuşabilmeli. Biz partimizde bunu yapmaya çalıştık. Sadece siyaset ile ilgili ülkenin ve şehrin meseleleri ile ilgili sadece il başkanının konuşmasını öngörmedik. Partide yetkili olan herkesin konuşmasını istedik. Demokratik hakları tabana yaydık. Kendi gücüyle seçilen delegelerimiz ilçe başkanlarını seçecek. Orada seçilen il delegesi olmayı başaran arkadaşlarımızda il başkanını seçecek. Bu çok önemli bir hamle. Biz bunu yapmaya çalıştık. Hatta yaptık. O nedenle bizde kongrelerde aday fazla çıkıyor. Buda demokrasi adına çok önemli bir şey diye düşünüyorum. Türkiye’nin çok sesliliğe ihtiyacı var. Biz buna katkı sağlamak adına güzel şeyler yaptığımızı düşünüyorum.

SORU: Peki aday mısınız kongrede? Sokağa çıktığınızda vatandaş sizden ne istiyor?

BOZKURT: Mevcut il başkanlığını yürüttüğüm için kongrelerin sağlıklı bir şekilde tamamlamakla mükellefim. Kongreler bittiğinde bunu resmen açıklayacağım. Ama aday olma noktasında menfi bir bakışım yok. Bunu şu anda açıklamam doğru olmaz diye düşünüyorum.

SORU: Kayseri’nin başlıca sorunları nelerdir size göre?

BOZKURT: Genel sorunlar o kadar kapsamlı ki yerele sıra bile gelmiyor. İşsizlik rakamları açıklandı. Genç işsizlerin oranı maalesef arttıkça artıyor. İstihdamla ilgili gelişme yok. Kayseri’nin kendine has soranları dediğimiz zaman, bunları da şöyle sıralayabiliriz. Sanayicimizi, tüccarımızı çok rahatlatacak olan bir Lojistik köy projesi vardı. Bu bir türlü hayata geçirilemedi. Bunlara dikkat çekmek gerekiyor. Kayseri Türkiye’nin çok önemli tarım merkezlerinden. Bununla ilgili atılımlar yapılmasını hala bekliyoruz. Ama gelişme göremedik. Bununla birlikte Kayseri’de kentimizin kaldıramayacağı derecede Suriyeli var. Bunlarla ilgili bir tedbir alınmadı. Hem güvenlik anlamında hem de onların Kayseri ticaretine ve sosyal hayatına verdiği olumsuzluklar anlamında bir tedbir alınmadı. Ama şimdi öyle bir hale gelmişiz, doğalgaza ve benzeri şeylere uygulanan fiyat artışları ve bir türlü çözemediğimiz istihdam problemi, bir türlü tesis edemediğimiz vergi adaleti, yine bir türlü sağlayamadığımız  gelir adaleti hepimizin belini bükmüş durumda. Elbette ki bu sıkıntılardan Kayseri halkı da etkileniyor. Kayseri’nin sorunlarını genel sorunlarla bir arada değerlendiriyorum. Çünkü gerçekten şu anda en önemli sıkıntı; işsizlik ve pahalılık.

SORU: Peki Kayseri kamu yatırımlarında cezalandırılmış şehir mi?

BOZKURT: Uzun yıllar şehrimiz kamu yatırımı almadan ‘Kendimizi idare ediyoruz’ diye bir şehir efsanesi icat edildi. “Bizim devlet desteğine ihtiyacımız yok. Biz kendi yağımızla kavruluruz” denildi. Ama son dönemlerde  hükümetten destek alamamayı öncelikle iktidar partisinin sorumluluğuna tevdi ediyorum. Yani genel bütçede Kayseri’ye ne ayrılıyor, neden takip edilmiyor? Bu bir zaaftır, duyarsızlıktır ve eksikliktir.

SORU: İktidar milletvekillerini başarılı buluyor musunuz?

CEVAP: Bu tür soruların cevabı kamouyunun kendisidir. Ama somut olarak da iktidar miletvekillerinin yada yetkililerin yapmış olduğu bir şey göremiyorum.

SORU: Peki Kayseri denildiği gibi fetö’nün merkezi mi?

CEVAP: Bir şehri her hangi bir terör örgütünün merkezi gibi adletmek başlı başına hatalı bir durumdur. Bizim de Kayseri’yi böyle bir yermiş gibi kabul etmemiz mümkün olamaz. Ha şu denebilir; devletin istatistik rakamları var. Hangi şehirden kaç kişi gözaltına alınmış, kaç kişi tutuklanmış. Yada hangi ilde yönetici pozisyonundaki kişiler tespit edilmiş. Bunlar çok farklı söylemler. Hele hele de konuya çok vakıf olmadan bu tür söylemleri söylemek sorumsuz bir dildir. TBMM’de görev yapmış insanların öncelikle diline çok dikkat etmesi lazım. Parti içinde veya her hangi bir politik platformda kendisini ön plana çıkarmak için devletin hassas konuları ile ilgili söz söylemek bir vebaldir. Türkiye’de olduğu gibi maalesef Kayseri’de de bu terör örgütünün etkilediği insanlar olmuş. Bu tamamen adli bir mesele. Onlarda zaten gerekini yapıyorlar. Eksiklik varsa konuşulur anlatılır. Genel başkanımız genel gündemini gerçek mecrada oturtmak anlamında çalışmalar yapıyor.  Biz gerçek gündemden saptığımız sürece ne işsizliğe ne de pahalılığa çare bulabiliriz.

SORU: Peki sizce fetö’nün siyasi ayağına dokunuldu mu? Adalete güveniyor musunuz?

BOZKURT: Siyasi ayağına henüz dokunulmadı. Yani bütün Türkiye biliyor. Özellikle gazeteciler ile ilgili gelişmeler, gazetecilere adli anlamda yapılan müdahaleler, bizim adalete olan güvenimizi maalesef sarsıyor. Genel itibarıyla Türk adaletine güvenmek istiyoruz. Güçler ayrılığı ilkesinin hayata geçirilmesini, yaşamasını istiyoruz. Daha öncede söylediğim gibi İYİ Parti ayrışmadan doğmuş bir parti değildir. Türkiye’nin geleceği ile ilgili büyük projelerimiz var. Bunlardan bir tanesi de gazetecilik, özgürlüğünü AB standartlarına taşımaktır. Gazeteci özgür ve hür bir şekilde yazı yazamazsa bizim en başta haber olma durumumuz ortadan kalkar. Eleştirme durum ortadan kalkar.

SORU: Suriyelilerle ilgili Kayseri’de ciddi bir rahatsızlık var. Bunlar güvenli bölgeye mi gönderilmeli?

BOZKURT: Bir kere bizim burada bakış açımız şu. Her insan kendi ülkesinde kendi memleketinde mutludur. Orada yaşamalıdır. Ama kendi memletinde çeşitli sıkıntılar varsa elbette ki komşu ülkeler bu sıkıntılar giderilmesi noktasında yardım anlamında katkı sağlamalıdır. Öncelikle kendi ülkelerine gönderilmesi en önemli husustur. Bu Suriyeli sığınmacıların veya diğer ülkelerden gelen çeşitli mültecilerin yükünü  tamamen biz çekemeyiz. Diğer ülkelerde çekmek zorunda. Dünyada sadece Türkiye yok. AB ülkeleri de Ortadoğu ülkeleri de buna katkı sağlamalı. Ülkelerine gönderme süreci uzayacaksa geçici korunma altındaki sığınmacıların yükünü de sadece biz paylaşmayalım. Ama bu insanları bir anda sınır kapılarını açıp AB’ye gönderme yerine düşünülerek ortaya konmuş politikalarla hareket etmemiz lazım.

SORU: Büyükşehir ve ilçe belediye meclisilerindeki durumu nasıl görüyorsunuz?

BOZKURT: Kazım Yücel tabi ki bizim grup sözcümüz. Bizim için çok kıymetli bir yol arkadaşımız. Bizde gerek büyükşehir gerekse ilçe meclislerinde öncesinde bir hazırlık yapılır. Buna binaen orada grubumuzun gelen maddelerle ilgili görüşünün ortaya konması var. Yani burada hiçbir meclis üyemiz ferdi hareket etmiyor. Kazım bey de şuan grup kararlarını ortaya koyan bir meclis üyemiz. Onun donanımı ve bilgisi bize çok katkı sağlıyor. Ekip çalışmasına önem veren bir partiyiz. Bütün meclis üyelerimiz yaptığımız çalışmalarda katkısı olan kişiler.

SORU: Muhalifler yetersiz kalıyor  mecliste. Peki iktidar partisi burada yanlışlar yaparak vebal mi alıyor?

BOZKURT: iktidar partisinin meclis üyelerinin çalışmaları bir anlamda elbette ki kendilerini bağlar. Fakat bizim belediye meclislerine bakış açımız ve çalışmamız şu: Çok donanımlı üyelerimizi göndereceğiz demiştik. Bunu da ispatlayacağız demiştik. Bununla birlikte biz akıllı muhalefet yapacağız demiştik. Biz onarıcı muhalefet yapmaya başladık. Şöyle ki Yakut Mahallesi’nde okul için ayrılan yerin tekrar plana konulmasını sağladık. Biz bunu yargıya taşıyacaktık. Ama gerek kalmadı. Demek ki doğru olanı önerdiğimiz zaman idare de buna sıcak bakıyor. Körü körüne muhalefet yapmamamak lazım. Yönetenlerin de bizim verdiğimiz önerileri reddetmemesi lazım. Belediye meclislerinde siyasi kazanç güdülmemeli. Halk kazanmalı. Belediye başkanının partisi olmaz, olmamalı. Seçildikten sonra herkesin belediye başkanı olmayı başarabilmeli. Halkımızın menfaati gereği sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

SORU: Peki kırsal kesimle ilgili projeler neden meclise gelmiyor?

BOZKURT: Bizim meclis üyelerimiz bunu gündeme getirmeye çalışıyor. Bütçenin yetersizliğinden dolayı bunun böyle olduğunu düşünüyorum. Ama biz kırsal ile ilgili de öneriler ortaya koyuyoruz.

SORU: İncesu konusunda hata mı yaptınız?

BOZKURT: Hatayı kimin yaptığını hem Kayseri hem de İncesu halkı görecektir. Öncelikle İncesu meselesinin gündemde kalmasını istemiyorum. Sanırım AK partililerde istemiyor. Onlarda yaptık bir hata diye düşünüyorlardır. Yalnız benim gördüğüm şu: İncesu belediye başkanı, iktidarın gölgesinde böyle rahat bir başkanlık yapmak istemiş. Mücadele etmekten imtina etmiş ve iktidar partisine geçmeyi arzu etmiş. Benim gördüğüm bu. Siyaseten tabi ki doğru olmayan bir hareket. Buna zaten kimse ‘doğru’ demedi. Çünkü istifalarda haklı sebepler olmalı. Ama ilkesel olmalı.

SORU: Parlamenter sisteme dönülmeli mi yoksa başkanlık sistemi yeniden onarılmalı mı?

BOZKURT: Türkiye’nin en önemli sıkıntılardan birisi şu anki Cumhurbaşkanlığı sistemi. Şu anki sistemin hiçbir meseleyi çözdüğünü söyleyemeyiz. Bizim derhal güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş bir parlamenter sisteme geçmemiz lazım. Parlamenter sistem bizim bir kazancımız idi. Halk daha fazla söz sahibi idi. Kuvvetler ayrılığı bizim için bir kazanımdı. Seçmenin kıymetli olması ancak o sistem ile olur. Türkiye’nin bu sisteme döneceğini umuyorum. Şimdiki sistemin çok uzun ömürlü olacağını sanmıyorum.

SORU: Yeni partiler siyasete güç katar mı, yoksa ölümü doğdu?

BOZKURT: Hiçbir siyasi oluşum için ‘ölü doğdu’ demek yanlış olur. Beklemek görmek lazım. İnsanlar halk adına konuşuyor. Bunu bırakmamız lazım. Buna halk karar verecek. Yeni partilerin parlamenter sistemi istiyor olması bizim için önemli bir durum. Partilerin sayısının artması halk için olumludur.

SORU: Genel başkanınızı başarılı buluyor musunuz?

BOZKURT:  Şu anda genel başkanımız liderler içerisinde en çok sahada olan kişidir. İki önemli görevi yerine getirmeye çalışıyor. Bunlardan ilki parlamenter sisteme geçiş için kamuoyu oluşturuyor. İkincisi, şu anda Türkiye’de siyaseti gerçek gündemine çeken ve bunu başarılı bir şekilde yapan yine bizim genel başkanımızdır. Bu nedenle siyaseten üzerine düşeni yapıyor.

SORU: Anladığımız kadarı ile ‘İttifak devam etmeli’ diyorsunuz. Doğru mu anladık?

BOZKURT: Bu konuda her hangi bir öngürede bulunmak doğru değil. Neden doğru değil. Çünkü muhtemelen seçimde kimler hangi siyasi vaatlerle ortaya çıkacak, bilmiyoruz. Bizim için önemli olan üniter yapıya saygılı olmak ve Türkiye’de Atatürk ilkelerine bağlı olmak. Bu kıstasları ihmal etmeden parlamenter sisteme geçmek isteyen partiler ile ilgili bir ittifak olabilir. Bu genel merkezimin insiyatifinde bir durum.

SORU: Seçilmiş olsaydınız Kayseri’de ne gibi hizmetler yapardınız?

BOZKURT: Türkiye’de en acil yapılması gereken şey kamu tasarrufudur. İkincisi; bilimsel dayanağı olan kalkınma projeleridir. Bizde bu projeler var. Kamu harcamalarının insafsızca yapıldığını biliyoruz. Bunun önüne geçilmesi lazım. Diğer yandan yolsuzluğun, adam kayırmacılğın bir an önce sonlandırılması gerekiyor. Vergi adaleti tesis edilmeli. Esnaf kredi ile desteklenmeli. Bunlar acil işlerden bazıları. Erciyes’i daha faal hale getirmek en önemli yapılması gerekenlerdendir. Çünkü istihdama katkı sağlayacaktır.

SORU: Kayseri cezalandırıldı mı?

BOZKURT: İhmal edilmiş. Sonuç onu gösteriyor. Bu ihmal edilmede de kimlerin etkisi var? Kimler engelledi o da ortada.

SORU: İktidar partisi dışındaki Kayseri milletvekillerini başarılı buluyor musunuz?

BOZKURT: Gayretli görüyorum. Başarı ve başarısızlık çok farklı kıstaslarla ölçülebilir bir durum. Mesela Dursun Ataş çok gayretli bir vekilimiz. Özellikle tarım politikalarıyla ilgili ciddi çalışmalar yapıyor. Şöyle de bir gerçek var. Muhalefet milletvekilinin etki alanı tabi ki sınırlı.

SORU: Yerli otomotiv ve savunma sanayinde Kayseri pay almalı mı?

BOZKURT: Yerli otomotiv unutuldu.  Bununla ilgili bir çalışma yapılıyor. Ancak sanayi nereye nasıl kuruluyor. Bunları bilmiyoruz. Bundan dolayı yerli otomotivin üretime geçeceğine inanmayanlardanım. Geçmesini tabiki de isterim. Ama pek öyle olacak gibi gözükmüyor. Geçerse Kayseri elbete ki payını almalı. Savunma sanayi ile ilgili İHA ve SİHA gibi çalışmalar var. Bu bir milli meseledir. Genişlemesini, daha iyi yapılmasını isteriz. Bununla ilgili de bir proje görmüş değiliz.

SORU: Seçime hazır mısınız?

BOZKURT: Sürekli sahadayız. Partimiz iki yılı geçti. Teşkilatlarımız sağlamlaştı. Tecrübe edindik. Ciddi mesafeler kat ettik. İnşallah her şey güzel olacak.

SORU: Bizim unuttuğumuz, sizin özellikle vurgulamak isteğiniz bir konu var mı?

BOZKURT: Türkiye’deki bütün siyasetçiler diline dikkat etmeli. Siyaset dili çok önemli. Ayrıştırıcı olmamalı. Bu da ülkemizin huzuru, barışı için önem arz ediyor. Artık ayrışan, kutuplaştıran olmamalıyız. Kesinlikle ama kesinlikle ortak ve mutlak değerlerde birleşmeyi başarmalıyız.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.