‘Kayserili işini bilir’ ve ‘dün dündür bugün bugündür’ kaybetti’

SP il başkanı Nuri Ürkündaş’a Davut Güleç sordu, Ramazan Karakuş fotoğrafladı. İşte o röportaj:

‘Kayserili işini bilir’ ve ‘dün dündür bugün bugündür’ kaybetti’
17 Mart 2020 Salı 15:41

SORU: Ülkede ve Kayseri’de siyaset nasıl gidiyor?

ÜRKÜNDAŞ: Siyaset, Suriye’de gelişen olaylar, gelen şehit haberleri ile Türkiye’de bir yas havasında. Biz bunu aylar, yıllar önce ‘Yapmayın, etmeyin, savaş iyi bir şey değildir. Esad ile görüşülerek bu işler çözülür’ dedik.  Genel başkanımız Mustafa Kamalak iken Esad’ı ziyaret ederek telkinlerde bulunduk. ‘Biz sınırda kardeş ülkeyiz, batı aleminin, emperyalist güçlerin oyununa gelmeyin, bu kardeşliğimiz devam etsin’ dedik. Ama onun verdiği cevap şu oldu: Evet biz Türkiye’yi kardeş ülke olarak biliyoruz ama Türkiye’nin başında bulunan insanların gelip bize ‘Amerika şunu istiyor, 15 gün içerisinde bunları gerçekleştirmezseniz sıkıntı olacak’ diye bize Amerika’nın ağzıyla telkinde bulunuyorlar. Buda bizim ağrımıza gidiyor. Bu konuyu parti mensuplarımız Cumhurbaşkanına ilettiler ama itibara alınmadı. O günden bu güne  olaylar bu duruma geldi. Şu saatten sonra ordumuzun yanındayız, destekliyoruz.

SORU: Yani siz siyasetçi olarak çok mu gerginsiniz?

ÜRKÜNDAŞ: Siyasilerimizde bir gerginlik var. Yani şu günlerde bütünleştirici olmamız, Türkiye’nin tek yumruk olması gerekirken bazı siyasilerimizi görüyoruz; birbirleriyle tokalaşmıyorlar, birbirlerine ters cevap vermeler pek hoş olmuyor. Üst tarafta gerçekleşen bu hareketler alttaki insanlarımızı da etkiliyor. Bunlar sakıncalı, sıkıntılı hareketler. Şu günlerde birlik olma zamanımız. Yukarıdaki siyasilerimiz biraz daha dikkatli hareket etmeliler.

SORU: Sizi bugünlerde huzursuz eden nedir?

ÜRKÜNDAŞ: Kayseri’de de son günlerde olmaması gereken bazı olaylar yaşanıyor. ‘Gitmek isteyenleri bedava sınıra götürürüz’ şeklinde söylemler var. Bu çok yanlış. Türkiye olarak komşu ülkelerle anlaşmaları vardır. Bizim ülkemizden hangi ülkeye geçen yabancı varsa orada tutuklandığı zaman tekrar geldiği ülkeye gönderilmesi anlaşmamız var. Biz Yunanistan sınırına tüm buradaki göçmen kardeşlerimizi gönderip oraya yığdığımızda orada bizim gibi şefkatli davranmıyorlar. Buradaki insanları oraya ölüme götürüyor gibi bir durum oluyor.  İsteyen tabi ki de gidebilir. Ama biz tutup ta ‘bedava götürüyoruz’ gibi sözler biraz sakıncalı bir durum..

SORU: Peki yerele inecek olursak; şu anda Kayseri’de 17’de 17 olarak Cumhur İttifakının üstünlüğü var. Belediyeleri başarılı buluyor musunuz?

ÜRKÜNDAŞ: Şimdi Kayseri’de 17’de 17 yaptılar. 1 tane muhalif vardı. İncesu Belediye Başkanı Sayın Mustafa İlmek’in seçildikten sonra söylediği sözler hala kulaklarımızda çınlıyor. Ama ne yapıldı, bilemiyoruz. Ama hangi pazarlık yapıldı bilemiyoruz. Onlar yaradan ile kendi arasında. Saadet Partisi olarak biliyoruz ki bundan önceki belediyeler borç yükü altındaydı. Karşı tarafın belediye başkanlarına bizden tarafa geçsinler diye bazı şeyler yapılıyor. Böyle olunca da insanlar bir gün önce söylediğini öbür gün unutuveriyor. Hakikaten bunlar düşündürücü şeyler.

SORU: AK Parti 25 yıldır söz sahibi. Kayseri’nin eksilerimi arttı, yoksa artıları mı? Devletten gerekli teşvikleri, hizmetleri alıyor mu? YHT için ne dersiniz?

ÜRKÜNDAŞ: Yatırım ve teşvik anlamında Kayseri’ye gelen yardımların çok az olduğunu söyleyebiliriz. Hatta Konya’nın aldığı yardımların 40’ta 1’i gibi bir yardım alıyoruz. Bugün Sayın Abdullah Gül’ün zamanında hızlı tren gündeme gelmişti. Bugün o hızlı tren Yozgat’tan Sivas’a gidiyor. Ama sanayi şehri olan Kayseri’den geçmiyor. Bu projenin Kayserili olan ve Cumhurbaşkanlığı yapan Abdullah Gül’ün zamanında imzalanması düşündürücü. Yozgat’tan giden bir tren neden Kayseri’ye uğramadan Sivas’a geçer? Maliyetleri belki hesaplandı ama bunlar hesaplanırken nihayetinde aynı yol kat ediliyor. Kayseri sanayie şehri. Limanımız yok. Hiç olmazsa hızlı trenimiz olsaydı hem iş adamlarımızın işi kolaylaşır hem de ekonomimiz adına olumlu bir hava olurdu. Maalesef olmadı. Son zamanlarda kentimizdeki büyük firmalar maalesef kapandı. Evet, Organizede bazı şeyler yapıldı ama şu anda oradaki fabrikalar ağırlıklı olarak mobilya sektöründe faaliyet gösteriyor. Konya sanayisi bizden sonra oldu ama bizi geçti. Gaziantep’te mesela 8. Bölge kuruluyor. Ama burada maalesef ‘Kayserili işini bilir’ sözü söylenerek Kayserililer adeta saf dışı bırakıldı. Ülkeyi yönetenlerin en başındaki insanlar ile Kayseri’nin sucuğunun pastırmasının başka illerin olduğunu söylüyorlar. Bu da bizi üzüyor.

SORU: Kısaca Kayseri iktidar tarafından cezalandırılıyor mu?

ÜRKÜNDAŞ: Hakikaten şu günlerde Abdullah Gül’ün muhalif olmasından da kaynaklı olarak Kayseri cezalandırılıyor. Bunun böyle olmaması gerekiyor. Kayseri iktidarın oy deposudur. Kayseri bu iktidara vermiş oyların karşılığını alabilseydi çok daha farklı yerlerde olabilirdik. Belediyelerde göreve gelen arkadaşlar borç yükü altında devraldı. Bunları kim yaptı derseniz, onların partilerini yetkilileri bu borçlanmayı yaptılar. Büyükşehir belediyesine seçilen sayın Memduh Büyükkılıç ilk meclis toplantısında kredi almak için oradan başladı ve ikinci bir kredi alma yetkisini aldı. Bu yetkiyi aldıktan sonra Sahabiye’de duran kentsel dönüşümü canlandırdılar. İkinci kredi ile de çarkı döndürmeye çalışıyorlar. Ama baktığımızda özellikle son 1 yılda önemli bir yatırım olmadı. Ufak tefek sosyal projeler oluyor. Vatandaşın hayrına olan her şeyi destekliyoruz. Ama sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Halkta bundan nasibini alıyor.

SORU: Bugün seçmenler sizden ne istiyor, ne talep ediyor?

ÜRKÜNDAŞ: Şuan vatandaşın canını en çok yakan şey cebi. Ekonomik sıkıntı şu an vatandaşın tek gündemi. Çünkü mahkum edildikleri asgari ücretle geçinmeye çalışıyorlar. Milli hasıladan şu kadar düşüyor dense de vatandaş cebine girene bakıyor. Bizim dolarlar kimin cebinde diye onu düşünüyorlar. Vatandaşın parası çoğalan zenginlerin cebinde. İşsizlik hat safhada. 4 kişiden 1’i işsiz. Üniversitelerimiz çoğalıyor. Herkes okuma gayretinde. Tabi ki böyle olması gerekiyor. Ama okuduktan sonra bakıyorsunuz iş sahası yok. Gençlerimiz işsiz kalıyor. Mesleğini yapamıyor. Ne kadar rakamlarla oynayıp işsizliği düşük gösterseler de şu an Türkiye’de yüzde 30’a yaklaşan bir işsizlik  var. Enflasyonda da bazı kalemlerle oynayarak rakamları çekerek bir şeyleri gizlemeye çalışıyorlar. Vatandaşın enflasyonuyla devletinki farklı. Onun için sıkıntılı bir durum var.  Halkın iki konusundan biri işsizlik diğeri ekonomi.

SORU: Kayseri FETÖ’nün merkezi gibi lanse ediliyor. Siyasi ayağına hala dokunulmadığı konuşuluyor. Bu konu ile ilgili görüşleriniz nedir?

ÜRKÜNDAŞ: FETÖ’nün Kayseri’deki sürecini hepimiz yaşadık. O dönemlerde Zaman Gazetesi almayan esnafımız neredeyse yoktu. Bu gazeteyi almayan insanların dükkanından alış-veriş yapılmazdı. Buna hepimiz şahit olduk. Kayserimizde böyle bir şey vardı. Mehmet Metiner ile Mustafa Elitaş’ın atışmaları hala akıllarda. İş adamlarının çoğu o taraftan gözüküp ticari ilişkimizi biraz daha fazlalaştıralım gayretine girmişti. Bazı iş adamlarının ‘Birileri pencereden bakar oldu, birileri Bakan oldu’ sözleri hala kulaklarımızda. Bunların olmaması gerekirdi. Ama maalesef yaşadık. Hükümetin tutumuyla bir çok insan mağdur, işlerinden oldu. Hepimiz bazı şeyleri yaşadık. Bu cemaatin anlaşamadığı bir tek grup vardı. O da milli görüş partileriydi. FETÖ’yü bitirmek için en üst düzey ile mücadele edilmesi lazım. Ama biz alttakilerin üzerine gittiğimiz için yukarıdaki ihanet içerisinde olanlar rahat geziyorlar. İhanet edenler zaten kaçtılar. Bunu en başından beri söyledik. FETÖ emperyalist güçlerin kuklasıydı. Bütün olanları iddia ediyorum dış güçler yaptı. Aşağıdaki ibadet bölümündeki insanlarla uğraşılıyor. Çok enterasan, gülünç olaylar oldu. FETÖ ile mücadele olayı bize pek inandırıcı gelmiyor. Aşağı tarafla uğraşmayı bırakın. Sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığa müdahale etmek lazım. Bataklıktaki insanlar da zaten kaçtı yurt dışına. Asıl suçlularla uğraşılmıyor. Buda bizi üzüyor.

SORU: Bugün iktidara gelseniz Kayseri için ne yapardınız?

ÜRKÜNDAŞ: İlk olarak rahmetli hocamız Necmettin Erbakan zamanında başlayan bir ağır sanayi hamlemiz vardı. O zaman yapılan sanayileri şu anda sata sata bitiremiyorlar. İnşallah önce halkımızın karnını doyması ve cebinin dolması için çiftçimize destek vereceğiz. Ekilmeyen arazileri ektirmemiz lazım. Ekonomiyi oradan canlandırmamız lazım. Ondan sonra sanayileşme anlamında Kayseri’nin kaybetmiş olduğu ağır sanayileri yeniden kazandırmaya çalışırız. O zamanlara bir TAKSAN vardı. Dış ülkelere ihracat yapıyorduk. Şu anda çalışıyor olsaydı on binlerce insan çalışacaktı. Kayseri’de işsizlik olmayacaktı. İlçelerden ilimize göç azalacaktı. Yani biz sanayileşeceğiz. Önce tarıma ondan sonra sanayiye yöneleceğiz. Bacamız tütecek, ekonomimiz güçlenecek. Böylece de sözümüz, bütçemiz, devletimiz güçlü olacak.

SORU: Eğitim sistemini beğeniyor musunuz?

ÜRKÜNDAŞ: Eğitim çok önemli. Çok hassas olduğumuz bir konu. Eğitim iyice yoldan çıktı. Her köşe başında özel okullar açıldı. Parası olanın çocuğu oralarda okuyor. Diğerleri 40-50 kişilik sınıfları olan devlet okullarına gidiyor. Bu da haksızlık.18 yıllık AK parti döneminde7-8 kez bakan değişti. Her gelen yeni bir müfredat getirdi. Acil olan şu anda, insanların karnını doyurmak, ekonomi canlandırmak için fabrikalar kurmak, işsizliği önlemek için çalışmalar yapacağız.

SORU: Ulaşım konusunda eleştirilere sizde katılıyor musunuz?

ÜRKÜNDAŞ: Ulaşım anlamında bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bunun yanı sıra yapılan güzellikler de var. Battı-çıktılar trafiği epeyce rahatlattı. Tramvay meselesine gelince Kayseri’nin tam ortasından geçiyor. Sivas Caddesi sıkıntıya maruz bırakıldı. Yer altından gidebilirdi. İnsanlar deniz altından tünel yapıyor. Ama biz ‘Kayseri’nin altı su’ diye biraz kolaya kaçıyoruz. Günü kurtarmak, hizmet ediyormuş gibi gözükmek için bazı şeyleri bozduk. Kayseri’de ‘ben yaptım güzel oldu’ mantığı var. Kimse yanlışa ‘yanlış’ demeye cesaret edemediğinden 'çok güzel oldu’ deniliyor. Ama bazı şeyler çok güzel olmuyor. Güzel yapılan şeylerin her zaman destekçisiyiz. Yanlış yapılana da karşı çıkmaya devam edeceğiz.

SORU: Suriyeliler konusunda ne düşünüyorsunuz?

ÜRKÜNDAŞ: Türkiye’de 4 milyonu aşan bir sığınmacı var. Suriye sınırımıza yakın en uzun sınır bölgemiz. Bizi şefkatli, abi görerek bize akın ettiler. Başka gidecek yerleri yok. İyi mi yapıldı derseniz; yapılması gereken yapıldı. Ama şu da yapılabilirdi. Türkiye’nin en kılcal damarlarına kadar bu insanları dağıtmaktansa belirli bölgelerde tutup daha sonra Suriye’deki bu temizlenen güvenli bölgelere yerleştirilmelerinde fayda vardı. Ama bu insanlar sanırım orada güvenlik sağlanınca yeniden ülkesine gidecektir. Çünkü her ne kadar biz onları burada rahat görsekte, bir çoğunun kaldıkları, yaşadıkları yerlere bakınca hakikaten ‘Bu insanlar burada durmaz’ diyoruz. Yeter ki orada huzur ve sükunet sağlansın giderler. Sonuçta vatanları orası. Mehmetçiğimiz huzuru sağlamak için oradalar. Allah yar ve yardımcıları olsun.

SORU: Bugün seçim olsa, Saadet Partisi seçimle hazır mı?

ÜRKÜNDAŞ: Seçimlere her zaman hazırız. Biz Pazar günü seçim olduğunda ertesi gün Pazartesi günü her zaman yönetim kurulu toplantımızı yaparız. Fazla veya az oy aldık. Buna bakmadan toplanır, ne yapacağımızı konuşuruz. Biz her zaman hazır olma durumundayız. Öyle de yapıyoruz. Her an seçim olacakmış gibi hazırız.

SORU: Başkanlık sistemi devam etmeli mi yoksa parlamenter sisteme mi dönülmeli?

ÜRKÜNDAŞ: Başkanlık sistemine biz Saadet Partisi olarak prensipte karşı değildik. Denetlenemeyen bir başkanlık sistemine karşıydık. Ama maalesef bu Türk tipi başkanlık denetlenemez bir hale geldi. Şu anda herkes Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor. Bir  kişiye endeksli yaşam.  Bu hoş bir şey değil. Bugün Amerika’da bir senatör çıkıp Trump’a çıkıp ‘Dur arkadaş sen yanlış yapıyorsun’ dediği zaman bu gündeme alınıyor ve tartışılıyor. Ama maalesef Türkiye’de böyle bir durum yok.  Sadece yargı değil herkes şu an Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor. Başından beri söylediğimiz gibi ülke tek adamlık yönetime gidiyor. Bu da ülkemiz açısından sıhhatli bir durum değil. İktidar da sanırım bu durumu görüyor. Bazen tıkandıkları yerler oluyor. Tahminim, Parlamenter sisteme geçme gibi alttan alta bir çalışma yapıyorlar.

SORU: Peki parlamenter sisteme  geçilmeli mi?

ÜRKÜNDAŞ: Başkanlık sistemi bu şekilde yürümez. Sakıncalıdır. Ama parlamenter sistem denetlenebilir bir pozisyonu var. Bugün 600 milletvekili var ama dediğim gibi hepsi Cumhurbaşkanımızın ağzına bakıyor. Parlamento bir işlev görmüyor. Hal böyle ise bu 600 milletvekili için neden seçim yapıyoruz, seçiyoruz. Yapmayalım. Devletin bütçesi de gitmesin. Tek insanın verdiği karar Türkiye’de uygulanır olduktan sonra Parlamentoya gerek kalmıyor. Denetlenebilir bir başkanlık sistemine ‘Evet’ diyoruz. Ama bu şekilde bir sisteme de ‘Hayır’ diyoruz.

SORU: Yeni partiler ölü mü doğdu?

ÜRKÜNDAŞ: Yeni partiler bizce varlık gösteremediler. Ölü doğdular diyebiliriz. Neden derseniz; Sayın Ahmet Davutoğlu diyor ki; “3 yıl önce Türkiye’de başbakanlık yapmış birisi parti kuruyor, hiç kimse itibar etmiyor” diyor. Tabi itibar etmez Sayın Davutoğlu. Siz bugün söylediklerinizi o gün söyleseydiniz kamuoyuna, belki bir itibarınız olabilirdi. O gün aynı yolda olduğunuzu söyleyipte bugün ‘Ayrı bir parti kuruyorum’ demeniz insanlarda bu ülkeye bir umut olacağınızı göstermiyor. Aynı şekilde Sayın Babacan da kurdu. Onda da aynısı olacak. Sayın Abdullah Gül’ün ‘Babacan’ı destekliyorum’ demesi de zaten Kayseri ölçeğimizde Abdullah Gül’e karşı bir cephe oluşmuştu. Kayseri'den Babacan’ın partisine de hoş bakılmaz.

SORU:  ‘Kayseri işini bilir demekle kaybetti mi?

ÜRKÜNDAŞ: ‘Dün dündür, bugün bugündür’ sözü meşhurdur. Hakikaten bugün ki iktidarın mensupları dün söylediğinin bugün ortaya çıkmayacakmış gibi davranıyorlar. Elektronik çağda yaşıyoruz. Hangi tarihte, saatte konuştuğu ortaya çıkıyor. Bunlar üst üste konunca millet, ‘bunlar bizim aklımızla mı oynuyor’ diyor. Çünkü dün ‘siyah’ dediğine bir gün sonra ‘beyaz’ dediğin zaman insanların aklıyla oynuyorsun demektir. İnsanlarımız her ne kadar unutkan olsa da zamanı gelince bazı şeyleri unutmadıklarını gösteriyorlar. İnsanlar bunu iyi değerlendiriyorlar. Son zamanlarda da mevcut iktidarın oy kayıpları bunların işaretidir.  ‘Kayserili işini bilir’ ve ‘Dün dündür bugün bugündür’ diyenler teknoloji çağında yenildi.

SORU: Söylemek isteyip te bizim sormayı unuttuğumuz, özellikle vurgulamak istediğiniz bir konu var mı? Şimdiden, bizi kabul ettiğiniz için  teşekkürler.

ÜRKÜNDAŞ: Ülkemiz hakikaten sıkıntılı bir durumda. Ümidimizi yitirmiyoruz. Ümidimizi yitirirsek iş biter zaten. İnşallah iyi olur.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.