İl Müftüsünü covid 19’la mücadele konusunda sert dille eleştiren  Saadet partisi (SP) Melikgazi İlçe Başkanı Sinan Aktaş  ‘il müftümüzü bu konularla ilgili olarak göreve davet ediyoruz ve diyoruzki; Saygı değer müftümüz lütfen kürsülerden vaaz ederken insanlara AK Parti propagandası yapmak yerine Tıbbı Nebeviyi ve Efendimiz As. In Sağlık ve Salgın ile ilgili sünnetlerini anlatınız’ dedi.  Korona ile yaklaşık 6 aydır mücadele edildiğine dikkat çeken Sinan Aktaş  şunları söyledi.  “Halk sağlığı bakımından aslında toplumu düzenli olarak aydınlatması ve bilgi vermesi gereken bir kurum daha var ki bugüne kadar maalesef bu vazifesini yerine getirmedi. Özelde Kayseri İl Müftülüğümüz. Genelde ise Diyanet işler başkanlığı.  Peki ne yapması lazım. Efendimiz As’ın yaşamında tıpla ilgili bize örnek olduğu Tıbbı Nebevi yi vaazlarda sohbetlerde halkımıza anlatması lazım.  Bu konu ile ilgili öne çıkan eserlerden en önemlisi Şehrimizin alimlerinden Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Ali Rıza Karabulut hocamızın 2 ciltlik Tıbbı Nebevi eseri gerçekten çok güzel bir eserdir. İl müftülüğümüz bu eserden istifade edebilirler.  Korona testi yaparken Ağız ve Burundan örnek alınarak test yapılıyor. Demek ki Virüsler Burun ve ağız yolu ile vücudumuza giriyor. Korona tedbirlerinden en önemlisi temizlik ve hijyen konusu. Bakınız bu konu ile alakalı efendimiz bizlere neler tavsiye etmiş.  Yemekten önce Ellerinizi Yıkayın. Yemekten Sonra Ellerinizi Yıkayın.  Yemeğe Tuzla başlayın Tuzla bitirin diyor efendimiz as.  Evinde Sirke bulunmayan kişi fakirdir. Sirkeyi ekmeğinize katık ediniz diyor efendimiz as. (Sirkeninde yine temizlik aracı olarak kullanıldığı ve mikrop öldürücü özelliğini ve sağlığa faydalarını biliyoruz.)  Misvak kullanın diye tavsiye ediyor efendimiz.  7 Adet Acve hurması Zehir ve Sihre şifadır.  Çörek otu Ölümden başka her derde devadır diye buyuruyor efendimiz as.  Tıbbı Nebevide efendimiz As. In benzer bir çok tavsiyeleri vardırki bu tavsiyeleri uygulayacak olursak Allah’ın izni ile vücudumuza hiçbir virüs sirayet edemez.  Diğer taraftan her gün kıldığımız 5 vakit namaz öncesi aldığımız abdestimize itina gösterirsek bu bile virüsten korunmamıza ciddi faydası olacaktır. Abdest alırken Ellerimizi iyi yıkarsak Ağzımızı yıkarken boğazımıza kadar, burnumuzu yıkarken derinlemesine bir temizlik yaparsak inşallah virüsten ciddi anlamda korunmuş oluruz.  İbni Sina’nın eserleri batıda önemli üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Döneminde yaşadığı bir veba salgınında şu tavsiyelerde bulunmuş.  Korkmayın. Korku virüsün en önemli silahıdır. Neşe ise panzehiridir.  Peki biz ne yapıyoruz. Minarelerden her gün anons yaparak halkı ve özelliklede çokcukları tedirgin ediyoruz.  Hergün Korona tablosu açıklayarak yine insanlarımızı korkuya ve tedirginliğe itmiş oluyoruz. Ama İbni sina diyor ki halkı korkutmayın. Bu bakımdan en kısa zamanda bu uygulamalara son vermemiz şarttır. Bilgiye ulaşmanın çok basit olduğu bir zamanda minareden anons yapmak çok gereksiz bir uygulamadır.  Pamuğu sirkeye batırıp burun deliklerinize koyun  Ağızınızda Pelin otu(Yavşan) bulundurun diye tavsiye ediyor ibni sina.  Tüm bu tavsiyeler önemlidir ve bu süreçte insanlar hasta olmadan virüs bulaşmadan önce alınması gereken tedbirlerdir. Bunları yaptığımızda hastanelerimizin yükü azalacak sağlık çalışanlarımız daha rahat hizmet verecektir.  Ayrıca İl müftümüze 2 tavsiyemiz daha var.  Herbalist Fakültesinin Kayserimizde Erciyes Üniversitesi bünyesinde kurulması için Diyanet işleri başkanlığı nezdinde girişimde bulunmalı ve bunun için çalışmalı.  Alternatif Tıp Enstitüsünün yine kayserimizde kurulması için çalışmalıdır.  Tüm bu tavsiye ve gerekçelerle il müftümüzü bu konularla ilgili olarak göreve davet ediyoruz ve diyoruzki;Saygı değer müftümüz lütfen kürsülerden vaaz ederken insanlara Ak parti propagandası yapmak yerine Tıbbı Nebeviyi ve Efendimiz As. In Sağlık ve Salgın ile ilgili sünnetlerini anlatınız”
 İl Müftüsünü covid 19’la mücadele konusunda sert dille eleştiren  Saadet partisi (SP) Melikgazi İlçe Başkanı Sinan Aktaş  ‘il müftümüzü bu konularla ilgili olarak göreve davet ediyoruz ve diyoruzki; Saygı değer müftümüz lütfen kürsülerden vaaz ederken insanlara AK Parti propagandası yapmak yerine Tıbbı Nebeviyi ve Efendimiz As. In Sağlık ve Salgın ile ilgili sünnetlerini anlatınız’ dedi. Korona ile yaklaşık 6 aydır mücadele edildiğine dikkat çeken Sinan Aktaş  şunları söyledi. “Halk sağlığı bakımından aslında toplumu düzenli olarak aydınlatması ve bilgi vermesi gereken bir kurum daha var ki bugüne kadar maalesef bu vazifesini yerine getirmedi. Özelde Kayseri İl Müftülüğümüz. Genelde ise Diyanet işler başkanlığı. Peki ne yapması lazım. Efendimiz As’ın yaşamında tıpla ilgili bize örnek olduğu Tıbbı Nebevi yi vaazlarda sohbetlerde halkımıza anlatması lazım. Bu konu ile ilgili öne çıkan eserlerden en önemlisi Şehrimizin alimlerinden Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun Ali Rıza Karabulut hocamızın 2 ciltlik Tıbbı Nebevi eseri gerçekten çok güzel bir eserdir. İl müftülüğümüz bu eserden istifade edebilirler. Korona testi yaparken Ağız ve Burundan örnek alınarak test yapılıyor. Demek ki Virüsler Burun ve ağız yolu ile vücudumuza giriyor. Korona tedbirlerinden en önemlisi temizlik ve hijyen konusu. Bakınız bu konu ile alakalı efendimiz bizlere neler tavsiye etmiş. Yemekten önce Ellerinizi Yıkayın. Yemekten Sonra Ellerinizi Yıkayın. Yemeğe Tuzla başlayın Tuzla bitirin diyor efendimiz as. Evinde Sirke bulunmayan kişi fakirdir. Sirkeyi ekmeğinize katık ediniz diyor efendimiz as. (Sirkeninde yine temizlik aracı olarak kullanıldığı ve mikrop öldürücü özelliğini ve sağlığa faydalarını biliyoruz.) Misvak kullanın diye tavsiye ediyor efendimiz. 7 Adet Acve hurması Zehir ve Sihre şifadır. Çörek otu Ölümden başka her derde devadır diye buyuruyor efendimiz as. Tıbbı Nebevide efendimiz As. In benzer bir çok tavsiyeleri vardırki bu tavsiyeleri uygulayacak olursak Allah’ın izni ile vücudumuza hiçbir virüs sirayet edemez. Diğer taraftan her gün kıldığımız 5 vakit namaz öncesi aldığımız abdestimize itina gösterirsek bu bile virüsten korunmamıza ciddi faydası olacaktır. Abdest alırken Ellerimizi iyi yıkarsak Ağzımızı yıkarken boğazımıza kadar, burnumuzu yıkarken derinlemesine bir temizlik yaparsak inşallah virüsten ciddi anlamda korunmuş oluruz. İbni Sina’nın eserleri batıda önemli üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Döneminde yaşadığı bir veba salgınında şu tavsiyelerde bulunmuş. Korkmayın. Korku virüsün en önemli silahıdır. Neşe ise panzehiridir. Peki biz ne yapıyoruz. Minarelerden her gün anons yaparak halkı ve özelliklede çokcukları tedirgin ediyoruz. Hergün Korona tablosu açıklayarak yine insanlarımızı korkuya ve tedirginliğe itmiş oluyoruz. Ama İbni sina diyor ki halkı korkutmayın. Bu bakımdan en kısa zamanda bu uygulamalara son vermemiz şarttır. Bilgiye ulaşmanın çok basit olduğu bir zamanda minareden anons yapmak çok gereksiz bir uygulamadır. Pamuğu sirkeye batırıp burun deliklerinize koyun Ağızınızda Pelin otu(Yavşan) bulundurun diye tavsiye ediyor ibni sina. Tüm bu tavsiyeler önemlidir ve bu süreçte insanlar hasta olmadan virüs bulaşmadan önce alınması gereken tedbirlerdir. Bunları yaptığımızda hastanelerimizin yükü azalacak sağlık çalışanlarımız daha rahat hizmet verecektir. Ayrıca İl müftümüze 2 tavsiyemiz daha var. Herbalist Fakültesinin Kayserimizde Erciyes Üniversitesi bünyesinde kurulması için Diyanet işleri başkanlığı nezdinde girişimde bulunmalı ve bunun için çalışmalı. Alternatif Tıp Enstitüsünün yine kayserimizde kurulması için çalışmalıdır. Tüm bu tavsiye ve gerekçelerle il müftümüzü bu konularla ilgili olarak göreve davet ediyoruz ve diyoruzki;Saygı değer müftümüz lütfen kürsülerden vaaz ederken insanlara Ak parti propagandası yapmak yerine Tıbbı Nebeviyi ve Efendimiz As. In Sağlık ve Salgın ile ilgili sünnetlerini anlatınız”
0

Arık'tan otizmliler günü açıklaması: Evde kalın empati kurun

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Otizmin bir eksiklik değil bir farklılık olduğunu belirtti. Arık, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü nedeniyle yaptığı açıklamada Covid-19 salgınıyla mücadele konusuna dikkat çeken Arık, “Umarım bu salgını ülkemiz ve tüm dünya en kısa sürede en az hasarla atlatır. Bu zor süreçten farklı dersler de çıkarmamız gerektiğini de düşünüyorum. Örneğin bu gün salgın nedeniyle evinde kalmak zorunda kalan insanlarımız bilgisizlik, olanaksızlık, toplum baskısı gibi nedenlerle sokağa çıkmayan-çıkarılmayan binlerce özel öğrenim gereksinimi olan çocuklarımızı ve aileleri ile empati kurabilirler” diye konuştu.

Arık'tan otizmliler günü açıklaması: Evde kalın empati kurun
01 Nisan 2020 Çarşamba 17:50

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, 2 Nisan Otizm Farkındalık günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Otizm, Down, SP ve Diğer Gelişimsel Bozuklukların araştırılması için kurulan komisyonun geçtiğimiz günlerde hazırladığı raporu TBMM Başkanlığına sunduğunu belirten Arık, “Komisyon olarak verimli bir çalışma yürüttük. Umarım komisyonumuz hazırladığı rapor doğrultusunda atılacak adımlarla özel öğrenim gereksinimi olan bireyler ve ailelerin sorunlarına çözüme kavuşur” dedi.

2 Nisan tarihinin Otizm Farkındalık Günü olduğunu belirten Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “2 Nisan’da bol süslü laflar, bol keseden atılan vaatler, heybetli mesajlar göreceğiz. Ama 3 Nisan tarihinde bu süslü laflar, bol keseden atılan vaatler, heybetli mesajlar bir sonraki yıla kadar unutulacak. Böyle günlerin amacı sadece o gün hatırlamak sonra unutmak değil, farkındalık oluşturmaktır. Toplumun biri birini anlamasını sağlamaktır. Bakın bu günlerde tüm dünyayı etkileyen covid 19 salgını nedeniyle insanlarımız evlerinde kalıyor. Kimi ülkeler sokağa çıkma yasağı ilan etti. Umarım bu salgını ülkemiz ve tüm dünya en kısa sürede en az hasarla atlatır. Bu zor süreçten farklı dersler de çıkarmamız gerektiğini de düşünüyorum. Örneğin bu gün salgın nedeniyle evinde kalmak zorunda kalan insanlarımız bilgisizlik, olanaksızlık, toplum baskısı gibi nedenlerle sokağa çıkmayan-çıkarılmayan binlerce özel öğrenim gereksinimi olan çocuklarımızı ve aileleri ile empati kurabilirler. Onların ne yaşadıklarını nasıl sıkıntılar geçtiklerini anlamaya çalışırlar. Ben tüm yurttaşlarımıza salgına karşı evde kalmalarını bir kez daha hatırlatıyor, tüm insanlarımıza sağlıklı, huzurlu günler diliyorum: Evde kalın, empati kurun. Elbet bu kötü günler geride kalacak yeniden caddeler, sokaklar, AVM’ler, çarşılar insan sesleriyle dolacak. İşte o gün geldiğinde evde kalan, evde kalmak zorunda bırakılan insanları hatırlayın ve onlarında sokaklarda, caddelerde görünmesi için bir şeyler yapın…”

“BİZ HEP KARANTİNADAYMIŞIZ”

Otizmli Dila’nın annesinin mektubundan herkesin kendi payına ders almadığını belirten Arık, “Ben burada sizlerle Otizmli Dila’nın annesinin mektubunu paylaşmak istiyorum. İstiyorum ki, milyonların bugün yaşadığı karantinayı, toplumun en azından bir kesiminin ön yargıları, bilgisizliği yüzünden bir yaşam tarzı haline getiren otizmli aileleri bir parça olsun anlayın. Biraz empati kurun… Bakın Dila’nın annesi ne diyor, nasıl feryat ediyor:

‘Son günlerde ülkemizi ve tüm dünyayı kasıp kavuran Coronavirüs Covid-19 pandemisi ardından, herkesi etkisi altına alan, ülkemizdeki "KARANTİNA" konusunda, kendi adıma, kendi bakış açımla söylemek istediklerim var...

Bir şey itiraf edeyim sizlere;

Ben otizmli bir çocuk annesi olarak bu karantinayi hiç yadırgamadım.

Eşimde yadırgamadı.

Otizmli kızım Dila'da yadırgamadı.

Küçük kızım Ela'da yadırgamadı. Ve malesef şunu şimdi daha iyi anlıyorum ki; aslında-meğerse, bizim  yaşam tarzımız olan bu yaşama şekli ; ‘normal’ gelişim gösteren çocuklar ve bireyler için karantinaymış Vay be! Demek ki ve zaten biz ve bizim gibi milyonlarca insan yıllardır KARANTİNADAYMIŞIZ!!!! 17 yıldır yaşadıklarımızın hangi birini anlatayım? İnanın kitap olur ama, birkaç örnek vereyim :

Mesela; okullarda istenmediği için eve kapattığımız otizmli çocuklarımız,

Mesala davranış problemi veya öfke nöbetleri sebebiyle eve kapattığımız otizmli çocuklarımız,

Mesela; restaurantta, AVM'lerde, oyun alanlarında, havuzda, cafede, toplu taşımada, parkta, doğumgünü partilerinde istenmeyen otizmli çocuklarımız,

Mesela; ev gezmelerine gidememeler, evine misafir gelmemesi-gelememesi,

Mesela; Sizden peyderpey uzaklaşan dost bildikleriniz,

Mesela; Coronavirüs'ten kaçar gibi otizmli çocuktan kaçan çocuklar ve anne-babaları...

Mesela, otizmli olduğunu anladığınızda,  Amerika'yı yeniden keşfeden o gereksiz insanların, o gereksiz ve bitmeyen soruları;

‘Nesi var?’,

‘Dr. Ne dedi? ‘,

‘Ne bu şimdi?’

‘Eğitim alıyor mu?’

‘Nasıl oluyor bunların eğitimi?’

‘Ne zaman düzelecek?’

‘Konuşmayacak mı yani aaaa?’

"Ayyy çok zooooor.." ,

"Ben asla dayanamazdım, nasıl dayanıyorsun??"

"Ya size birşey olsa, kim bakıcak??" ,

"Ölse üzülür müsün??" ,

"Bence senden önce o gitsin".... vs. vs

O'nun bizim canımızın parçası, nefesimiz ‘EVLADIMIZ’ olduğunu bile vicdansızca hiçe sayarak, biz zıvanadan çıkıp sert tepki gösterdiğimizde : ‘çocuğu böyle diye sinirli, psikolojisi bozuk’ teşhisi koymanıza ne demeli!

Ve bu sebepten sizlerden uzak durmak için antisosyal oluşumuza?

Acizliğinizin, cehaletinizin ve merhametsizliğinizin ceremesini çeken bizlerin ; sırf bunları duymamak, görmemek, yaşamamak için toplumdan uzaklaşarak izole bir yaşama itilmemize?

Varlığından öcü gibi kaçılan otizmli bir çocuğu;  hele ki  ‘öfke nöbeti’ geçirirken görünce,  kendi cici çocuğunu kaçıran, kendi de bilinçsizce korkup, ‘Ayyy ben korkarım yaaaa, bir şey yapar mıııı?’ diye cahilce konuşan, yardımcı olmak yerine böcek gibi kaçışan cici anneciklere?

Ne demeli?

Ve onların ruhumuza zerk ettiği negatif enerjiye?

Otizmli ailelerinin yıllardır verdiği savaşı, onca emeğini-çabasını-acısını hiçe sayarak, yüreğine  acımasızca hançer gibi sapladığınız o yılan dillerinizin saçtığı zehirden uzak durma, mesafe koyma uğraşımıza?

Ne demeli?

Size şu an 1 metre mesafe yetiyor ama bize?

Ama işin komik tarafı ne biliyor musunuz; otizmli kızımın yaptığı her şey doğruymuş ey çok bilmişler!

Yanlış olan hep sizdiniz bilesiniz. (Haber: Samed Aydın Sun)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.