Türk Tabipler Birliği endişeli: Karantina fırsatı kaçırıldı!

Türk Tabipler Birliği endişeli: Karantina fırsatı kaçırıldı!
01 Nisan 2020 Çarşamba 17:25

TTB, internet sitesinde  COVID-19 İzleme Grubu’ndan güncel gelişmeler doğrultusunda bulaş ve korunma yollarına ilişkin bilgi notu ve önerilerini paylaştı. İşte o not ve öneriler.

COVID-19’un etkeni olan SARS CoV-2 nasıl bulaşıyor? Nasıl korunabiliriz?

Solunum yolu enfeksiyonları, üç temel mekanizma ile bulaşmaktadır. Bunlar; damlacık, damlacık çekirdeği ve temas yoluyla bulaş olarak sıralanabilir.

Damlacık yoluyla bulaş nasıl oluyor?

Damlacık yoluyla bulaşan hastalıklarda, bulaş, çevreye saçılan 5 mikrondan büyük parçacıklarla olur. Bu parçacıklar, büyük oldukları için 1 metreden uzağa gidemeden yüzeylere ve yere düşer. Öksürük ve hapşırık durumunda 2-3 metre kadar uzağa gidebilir. Damlacık yoluyla bulaşan hastalıkların en bilinen örneği influenzadır (grip). Bu tür hastalıklarda, doğrudan bulamayı engellemenin yolu araya 1-2 metre mesafe koymaktır. Ayrıca hasta olan kişi cerrahi maske kullanmalıdır. Hastaneye yatma durumunda hastaya 1 metreden fazla yaklaşması gereken (tansiyon ölçme, muayene..vb) sağlık çalışanları mutlaka cerrahi maske takmalıdır.

Damlacık çekirdeği nedir ve damlacık çekirdeği yoluyla bulaş nasıl oluyor?

Damlacık çekirdeğiyle bulaşan hastalıklarda, bulaş, çevreye saçılan 5 mikrondan küçük parçacıklarla olur. “Damlacık çekirdeği” damlacıklardan farklı olarak boyut olarak küçük ve havada asılı kalan parçacıklardır. Bu parçacıklar, çok küçük oldukları için havada asılı kalırlar ve ortamın havası değişmeden de ortamdan uzaklaştırılamazlar. Damlacık çekirdeği ile eş anlamlı olmak üzere “havayolu” (ingilizce “airborne” karşılığı) ile bulaş veya “solunum”(enfeksiyon kontrolü eğitimlerinde sık kullanılan bir ifade) ile bulaş ifadelerei kullanılmakta ve bu ifadeler, günlük kullanımda karışıklığa yol açabilmektedir. Kısaca özetlemek gerekirse “damlacık çekirdeği” veya “havayolu” veya “solunum” ile bulaştığı ifade edilen bir hastalık 5 mikrondan küçük parçacıklarla bulaşmaktadır.  Bu tür hastalıkların en bilinen örneği de tüberkülozdur. Bu tür hastalıklardan korunmak için hasta odasına giren herkes N95 veya FFP2 veya FFP3 türü maske takmalıdır. Cerrahi maske bu durumlarda yeterli değildir. Burada mutlaka belirtilmesi gereken konu, virüslerin veya bakterilerin -hastalığın mekanizmasına göre değişmek üzere- farklı boyutlardaki parçacıklara tutunarak dış ortama saçılmasıdır. Yani bakteri veya virüs “çıplak” bir şekilde dış ortama atılmamaktadır. Örneğin influenza virüsü 0.1 mikron (100 nanometre) çapında olup damlacık yoluyla bulaşırken, tüberküloz basili 1-4 mikron olup damlacık çekirdeği yoluyla bulaşmaktadır.  Dolayısıyla etkenin büyüklüğüne göre değil bulaş yoluna göre korunma önlemleri alınmalıdır.

Temas yoluyla bulaş nedir?

Temas yoluyla bulaş, özellikle damlacık yoluyla bulaşan hastalıklar için en önemli bulaş yoludur. Ellerin yüzeylerdeki parçacıklarla temas etmesinin ardından ellerin ağız, burun, göz ve yüze temas etmesiyle bulaşıcı parçacıklar üst solunum yolu aracılığıyla vücuda girmektedir. Bu tür bulaşı engellemenin yolu el hijyeninin sağlanması ve yüzeylerin sık temizlenmesidir.  

COVID-19’ a gelince…

COVID-19’un etkeni olan SARS CoV-2, 0.08-0.09 mikron (80-90 nanometre) çapında olup damlacık ve temas yoluyla bulaşmaktadır. Bu nedenle hastaya 1 metreden fazla yaklaşacak sağlık çalışanlarının cerrahi maske, yüz koruyucu, önlük ve eldiven kullanması gereklidir.

Ancak solunum yolundan örnek alma, entübasyon, solunum sekresyonu aspirasyonu gibi işlemlerin aerosolizasyona yol açma olasılığı nedeniyle bu işlemler sırasında damlacık çekirdeği yoluyla bulaş olasılığı dikkate alınmalıdır. Bu bilgi, deneysel ortamda yapılmış işlemlerden elde edilmiş bir bilgi olup klinik pratikteki önemi henüz belirlenmemiştir. Ancak böyle bir bilgi göz ardı edilmemeli ve aerosolizasyon oluşturma olasılığı olan işlemlerde cerrahi maske yerine N95 veya FFP2/FFP3 türü maske kullanılmalı, yüz koruyucu, eldiven ve önlük giyilmelidir.

COVID-19 etkeninin hangi tür yüzeylerde, ne kadar süreyle kaldığına ilişkin deneysel çalışmalardan elde edilen veriler paylaşılmakta ve bulaştırıcılık süresine ilişkin değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu veriler, deneysel ortamda yapılan çalışmalardan elde edildiği için günlük pratiğe doğrudan uygulanması zordur. Çünkü bir etkenin bulaştırıcılığını belirleyen en önemli faktörlerden biri kişinin karşılaştığı viral yük miktarı yani hastalandırıcı etkenin miktarıdır. Viral yükü, virüsün içinde bulunduğu parçacıkların hangi hastadan saçıldığı, hangi miktarda saçıldığı, virüsü saçan kişinin hastalığının kaçıncı gününde olduğu, tedavi alıp almadığı gibi birçok faktör belirler. Herhangi bir yüzeyi değerlendirirken bu bilgilere ulaşmak olası değildir. Ayrıca bu tür deneysel çalışmalar genellikle virüsün nükleik asitinin saptanmasına dayanmaktadır ki bu durum her zaman bulaştırıcılıkla doğrudan ilişkili değildir. Hastalığın temas ile bulaşını azaltmadaki iki önemli nokta el hijyeni ve el değen yüzeylerin sık temizlenmesidir.

COVID 19’un fekal-oral bulaşmasına ilişkin olarak yapılan incelemeler sonucunda da dışkıda virüse ait nükleik asit saptandığı ancak bulaştırıcılığa ilişkin bir veri olmadığı bilinmektedir.

 COVID-19’dan korunmak için önerilenler

  • COVID-19 ön tanısı veya kesin tanısı olan hastaların odasına girerken cerrahi maske, yüz koruyucu, önlük ve eldiven giyilmesi gereklidir.
  • Hastadan örnek alırken, hasta entübe edilirken veya aspire edilirken N95/FFP2 tipi maske kullanmak gereklidir.  Entübe hastalara 1 metreden fazla yaklaşacak sağlık çalışanları da N95/FFP2 tipi maske kullanmalıdır.
  • Serviste yatan hastaların odasına girerken N95/FFP2 tipi maskeye gerek yoktur, cerrahi maske yeterlidir. Serviste yatan hastalar için N95/FFP2 tipi maske sadece sürüntü örneği alırken veya hasta entübe edilirken kullanılır.
  • Bulaşı azaltmak için koruyucu malzemelerin giyme ve çıkarma sıralarına dikkat edilmesi gereklidir.
    • Giyme sırası: El hijyeni, önlük, maske, gözlük veya yüz koruyucu, eldiven
    • Çıkarma sırası: Eldiven, el hijyeni, gözlük veya yüz koruyucu, el hijyeni, önlük, el hijyeni, maske, el hijyeni
  • COVID-19, damlacık yolunun yanı sıra temas ile de bulaşmaktadır.  Bulaş yolunun çoğu durumda, kirli yüzeylere temas ettiği için,  eller olduğu bilinmektedir. Kirli ellerin göz, burun, ağız ve yüz ile temas etmesi sonucunda etken, hastalık yapabilmektedir. Bu tür bulaşı engellemenin en etkili yolu, su ve sabun ile 20 saniye boyunca el yıkamaktır.
  • El yıkama için normal sabunlar yeterlidir, antiseptikli sabunlara veya özel madde içeren temizleyicilere gerek yoktur.
  • El yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir. Ellerde görünür bir kirlenme olmadığı sürece el antiseptikleri el yıkama kadar etkilidir.
  • Sağlıklı kişilerin toplum içinde dolaşırken maske kullanmasına gerek yoktur. Gereksiz yere maske kullanımı sakıncalıdır çünkü bulaşı daha çok arttırabilir. Ayrıca yüzde maske olması “yalancı” bir güven hissi uyandırmaktadır. Hastalığın yüzeylerden de geçebileceği bilgisi ihmal edildiğinden el hijyenine uyum azalmaktadır.
  • COVID-19’dan korunmak için -tıbbi olarak gereken durumlar dışında- eldiven kullanılmamalıdır. Sağlıklı kişilerin markette, sokakta veya sağlık çalışanlarının gereken durumlar dışında eldiven kullanması hem kullananın kendisi hem de çevresi için daha çok bulaştırma riski taşımaktadır.
  • Sağlık çalışanları için temas öncesi profilaksi önerilmemektedir. Yani COVID-19’lu hasta ile temas edecek sağlık çalışanlarının korunma amacıyla herhangi bir ilaç kullanması önerilmemektedir.

Türk Tabipleri Birliği COVID-19 İzleme Grubu

Sağlık Uygulama Tebliği’nde gerekli düzenlemeler yapılmalı, kamu ve özelde sağlık hizmetleri ücretsiz sunulmalıdır

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, COVID-19 pandemisinin sağlık sisteminin insanları mağdur eden yönlerini bir bir ortaya koyduğunu belirterek, bu süreçte özel  hastaneler tarafından hastalardan talep edilen ücretlerde artış olduğuna dair yakınmaların yaygınlaştığını bildirdi.

TTB Merkez Konseyi, konuyla ilgili olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığı’na yazı göndererek, COVID-19 pandemisi süresince, Türkiye’de yaşayan herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında kabul edilmesi ve prim, ilave ücret ve katılım payı da dahil hiçbir ücret ödemeden kamu-özel tüm sağlık kurumlarında sunulmakta olan bütün sağlık hizmetlerini, yapılacak planlama kapsamında kullanabiliyor olması gerektiğini belirtti. TTB Merkez Konseyi, bu bağlamda  Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın, Sağlık Uygulama Tebliğinde gerekli düzenlemeleri daha fazla zaman kaybetmeden gerçekleştirmesinin sağlanmasını istedi.

TTB, pandemi sürecinde Zorunlu Mesleki Sigorta Uygulamasının nasıl sürdürüleceğinin açıklanmasını istedi

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği’ne bir yazı göndererek, pandemi sürecinde Zorunlu Mesleki Sigorta Uygulamasının nasıl sürdürüleceğinin açıklanmasını istedi. Olağanüstü şartlarda COVID-19 pandemisi ile mücadele etmekte olan hekimlerin bu konudaki kaygılarının bir an önce giderilmesini isteyen TTB Merkez Konseyi, başvuruyu Sağlık Bakanlığı ile de paylaştı.(Haber: Davut Güleç)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.