Ödüllü bir sorum var size..!


Canan Bayram

Canan Bayram

04 Ağustos 2020, 15:57

Oluk oluk akan para muslukları, çuval çuval istiflenen para kasaları...

El kesesinden ağalıklar ve gelinen nokta itibariyle sülalelerinin sülalesinin dahi hayal edemeyeceği kısa zamanda elde edilen korkunç servetler.

Sokağa savrulan para yoktur aslında...

Mecazdır bu sözün gerçeği...

Kimse saçmaz alın terini, atmaz birikimini havaya...

“La casa de papel” diye bir dizide görmüştüm böyle bir sahneyi, gerçek hayatta görme şansımız zaten yoktur...

Bu şehrin spordaki paraları mecaz anlamda sokaklara savruldu yıllarca.

Birilerinin kasalarına dolayısıyla ceplerine oluk oluk akıtıldı...

Göz yumuldu hep, kazandırdığına bakıldı sadece, kaybettirdiği dikkate alınmadı..!

Sürüklediği bataklıklar görülmedi, bıraktığı enkaz önemsenmedi..!

Muslukların yönünü değiştirdiği görülse de, bilinse de müdahale edilmedi...

Getirdikleri ile götürdükleri arasındaki uçurum büyüktü ama onu kimse üzmedi.

Gelirken fotoğraf karelerine yansıyan el pençe hali ile giderken objektiflere takılan piyango vurmuş hali arasındaki farka dikkat çekilmedi.

Sırtındaki çuvallarda ne olduğu sorulmadı..!

Bir meslek büyüğüm, benim için kıymetli bir abim böyle durumlarda

‘- Bunu görmeyen ya salaktır yada ortaktır, salak olmadığına göre diğer şıktır, yani ortaktır’ derdi..!

Ne diyelim biz yıllarca bu şehirde yanlış giden böylesi durumlarda birilerinin salak olmadığını söyleyip durduk hep..!

A mı ?

B mi?

diye yöneltilen sorulara ise hep B dedik, fakat kötü olan da hep biz olduk..!

Ama zaman bu bugün olmasa dahi yarın gün yüzüne çıkartıyor gerçekleri..!

Gerçekle yüzleşmek isteyenlerin sığındığı limanın diğer adı ‘zaman’ değil midir..?

Size bir soru…!

Rauf Işıldar’ı bilir misiniz?

Namı diğer ‘Rauf Baba’ Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun...

Bilenler bilir, Kayseri’de sporla futbolla uğraşmış, spor tarihini okumuş herkesin bildiği unutulmaz bir değerdir Rauf Işıldar..!

Peki yakın tarihten, şehirden iki isim sorayım.

Bunları daha kolay bilirsiniz...

Fikri Gençaslan..!

Bildiniz değil mi?

Ya Hasan Hüseyin Abız?

Evet onu da bildiniz...

Her iki isim de hayatta, Allah uzun ömürler versin.

Her iki isim de profesyonel bir yapıda müdür olarak görev yaptılar, ayrıldıktan sonra ise bu şehirde mütevazi bir hayat sürdürmektedirler...

Konuyla bu isimlerin ne alakası var değil mi?

Geçen gün bir toplulukta koyu bir spor sohbeti vardı...

Bir soru yönelttim dostlara...

Kayseri iki takımı kaldırır mı? diye...

Önce durdular, sonra biri kafasını kaşıdı, diğeri aval aval yüzüme baktı, diğeri ne alaka dedi.

Biri, ‘bir takıma sahip çıktık da ikincisi kaldı’ dedi.

Bir başkası ‘çalışmadığımız yerden sordun’ diye gülümsedi.

Baktım olmadı ipucu olsun diye bir soru daha yönelttim..!

“Lige en son çıkan takım” diye söze başladım bir anda hepsinin jetonu düştü, lafı ağzımdan aldılar ve aynı anda hep birlikte ilk soruma yanıt verdiler...

‘Yooo..!

Fazla değil dediler...

Bu şehrin paraları ile yaşatılan bir kulüp neden bu şehre fazla gelsin ki..!

Düne kadar yukarıdaki isimler gibi kulüp çalışanı olarak bildiğimiz birinin satın aldığı kulübü niye sahiplenmeyelim ki..!

Görmesekte, bilmesekte, çok uzaklarda olsa da o kulüp bu şehrin sokağa attıklarıyla hayat bulan bir kulüp değil mi..?

O halde bir değil, iki kulübü bu şehir haydi haydi kaldırır.’

Neyse kafanızı fazla karıştırmadan ödüllü son bir soru soralım ve nokta koyalım yazımıza...

Sahi bu şehirde geçmişte bu soruyu soran ve ‘bu şehre iki takım fazla değil mi?’ diyen ünlü Türk büyüğü kimdi..?

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.