Nihayet tarım Bakanlığı'na bilinenleri hatırlattık!


Oğuz Güler

Oğuz Güler

12 Ocak 2020, 16:43

Evvel ki hafta Cuma günü yani 20.12.2019'da uluslararası büyük bir resim sergisi ile 7-8 dalda Guinness rekoru kırılacak sanat etkinliği konusunda değerli bir büyüğümüzün yanına menejer Önder Topçu ile İstanbul'a gittik. Nihayetinde 7 milyar dünya insanına günlerce haber olacak ve belki yıllarca kırılamayacak bir rekora sayın Mustafa Göral vizyonunun son hali için verimli bir görüşme yaptık. Değerli büyüğümüz milli gurur olacak bu sergi için kardeşini arayarak getirdiğimiz dosyaya bakmasını, hemen şoförü ile yollayacağını ve bir şekilde konu hakkında müspet, menfi kendisine veya Oğuz beye dönülmesini konuştuktan sonra antikacılık, tespih, pul ve objeler konusunda sohbetimiz bir saatten fazla devam etti.

Nihayetinde dosyamız gönderildiğinden bendeniz sadece antika değil Anayurt gazetesinde kısa aralıklar vererek 12 yıl ekonomi köşe yazarlığım ve bu yıl 8-10 kez yazdığım "yeşil yem ve taş ufalama" konularına girince konuyu ilginç geldi ki şu soruyu bana yöneltti "madem bu kadar önemli Tarım bakanlığı köşende yazdığın halde konuya niye duyarsızlar" mealinde sorular sorunca "konunun muhatabı olmadığımdan cevabını bakanlık vermeli" deyince, sana randevu alayım ve bunları bir görüş sonuca bakalım dedi. Ben ise Tarım Orman bakanlığı adıyla yazdığım yazıları basın müşaviri ilgililerin masalarına koyduğu halde yazılarınız bize fikir verecek konumda buyurun gelin yazdıklarınıza can verelim demediklerinden beni gönderseniz de ilerleme kaydedilmez desem de, "ben göndereyim bakalım ne olacak" deyince ayın 15'ini yani maaş gününü bekleyen bürokratik oligarşi konusunda bir kaç yazı yazarım veya Cumhurbaşkanımıza durumu aktarırım diye tamam dedim ve belkide yazdıklarımın ciddiyeti yüzünden ilerleme olur diye beni göndermenin iyi olacağı husus ile sonuçta "gitmeme gerek yok" konumumu bıraktım ve randevu verilen 24.12.2019 Salı günü saat 10 da bakan yardımcısı sayın Mehmet Hadi Tunç beye gittim. Hadi beyin Tarım kökenli olması yüzünden aktardığım konuyu anlatma güçlüğü çekmediğimi okurlarımızın bilmesini isterim. Kendisi de konuya hakim ama bürokratik oligarşi ona da zor gelmiş gibi anladım. Götürdüğüm konular benim değil mazlum insanımızın cebini dolduracağından ciddi bir ilerleme olacağını düşünüyorum. Yem sanayicileri çok iyi lobi yaptıklarından ve taze yeşil yem konusunu bakanlıkta hasır altı ettirme güçleri olduğundan fazlaca ilerleme kaydedilmemiş.

Gelelim görüşmenin özetine; Yıllarca yazdığım konularda hiç sevmediğim Mehdi beyin duyarlılığını anlatınca ve görüşmemi köşemde yazacağımı söyleyince bana ilave bilgiler vermesi liyakat yönüyle de yeterli olduğu gösteriyordu. Tahıllardan yeşil yem olgusu ile devamlı taze yeşil yemle 1 kg Arpadan gübre ve toprak kullanmadan sadece sulama ile 10 kilo çok verimli taze yem elde edildiğini ve bu yeşil yemin tüm hayvanlarımız yani BB, KB, kanatlı ve balıkçılıkta kullanılarak 1 kilosunun 20 kr maliyeti yüzünden halkımızın çok ucuz taze yem ile fiyatları düşen et, süt ve yumurtayı kilosu 70 kr olan saman ve 1 liradan fazla olan yoncaya göre önemsenmesini bakanlık niye atlıyor dedim. Mehmet bey ise bu yemin verimli olduğunu ama üreticimizin "hasılmatik" makinasına yönelmediğini söyledi. Bu cevap beni çok rahatlattı ve bakanlığın bakış açısını anlayınca içinden üzülmedim ağladım diyebilirim. Köylü zor geçinirken 28 m2 ve günlük 300350 kg yeşil yem üreten hasılmatiğe 195 bin lira vererek yeşil yem üretme makinasına nasıl alsın. 1.3 ton günlük üretim yapan hasılmatik ise sıkı durun 395 bin lira ise adam bunun Bulgaristan da ki gibi %80'i destek olsa bile 79 bin lirasının 10 binini bile bulamayacak güçte olduğunu bürokrasimiz atlamış sanırım. Bu 195 bin olanın %80'i destekle ödense bile köylü bu makinaya yönelemez çünkü çiftçimiz zorda dedim. Köyümüzün çoğu mazotu tohumluğu hasat sonu ödeme koşulu ile alırken 195 bin liraya kırsalda 2 daire parasını nereden bulsun.

 Ahırının kenarına 8-10 tahta ile bunu yapıp 16.5 kuruşa yemi mal ediyorum diyenleri youtube den seyrederseniz bakanlığın amacı sanayicinin malını sattırmak değil köylüyü alaylı usulü anlatarak önce sistemi yaygınlaştırmalıyız dedim. Hadi bey buna hayır demeyince bir akşam önü açık zamanlama ile detayı konuşmalıyız olgumu kabul etmelerine sevindim. Ama bu arada bu hasılmatik sanayicisi makinayı bedava vereyim ama bana aylık kira versin demiş bende kira ödeyince yeşil yem maliyeti 2-3 kat artar ucuz yem amaca ulaşmaz dedim. Bir Tarım bakanlığı düşünün tüm hayvansal olguları en az 1/4 ile 1/3 ucuzlatacak yöntemi yaygınlaştırmak dururken pahalı ve havanda su dövülecek mekanizasyona çiftçiyi güçlendirmeden planlaması başarıyı yakalamak istemediğini ortaya koyuyor. Bakanlık ucuz hayvansal gıda yedirmek istiyorsa benim önerimden kaçamaz. Bu arada bakanlığın yenilikler peşinde olduğu olguları aktardı ve bu anlattıkları çok sevindiriciydi. İleride bunları yazacağım. 4 yılda 100 milyon hayvan varlığı konusu olmaz ama benim yollarımla ben bunu başarttırabilirim tabi ki bürokratik oligarşi akıllı ise. Taş ufalama konusuna da kısmen değindiğimiz görüşmede de ilerleme olacağına eminim. Bir akşam 20'den sonra buluşacağız düşüncesi ile vakit ayıran değerli meslektaşımdan haber bekliyorum...

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.