“KORONA”YA        KORONAYA SEBEP BİZİZ                                                                                                                                                                                      


Mustafa Temizer

Mustafa Temizer

19 Mart 2020, 14:26

                                                                                                                                                                                   

Tüm dünya korona virüsü belasıyla baş etmeye çalışıyor. Hiçbir şey sebepsiz değildir. Sadece korona virüsü değil tüm sorunların çözümü sebep sonuç ilişkisinin doğru tespit edilmesiyle sebebin ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Sebebi ortadan kaldırmadan sonucu değiştirmek mümkün değildir. Sineğin ürediği bataklığı kurutmadan sinekle baş etmenin mümkün olmadığı gibi.

Ferdi ve toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirmediğimiz zaman çözümü zor sorunlar, büyük felaketler yaşarız.  Yüce Allah başımıza gelenlerin kendi ellerimizle ettiklerimiz olduğunu haber veriyor. ” Başınıza her ne musibet gelirse kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.”  (Şuara 30)

"Korona; Her türlü Hakk, hukuk adalet bilmezliğin sunucu olabilir mi?..

Türkistanlı, Türkmenelili, Filistinli, Afrikalı, Miammarlı… tüm mazlumların feryadı olabilir mi?..

Bu savaşlar sadece savaş değildir aslında; evinden, yurdundan sürülen, ailesinden koparılan yüzbinlerin iniltisi olabilir mi?..  

Kıyıya vuran çocuk cesetlerinin sızlayışı olabilir mi?..

Müslüman olan iki tarafın tekbir getirerek birbirlerini katletmesinin acı karşılığı olabilir mi?..

Heyelanlar, seller, yangınlar değildir sadece üzerimize yağan belalar; Savaşta bütün ailesini kaybeden yetimin ölmeden önce "Sizi ALLAH'a şikayet edeceğim" feryadının ALLAH katında karşılık bulması olabilir mi?..

Depremler değildir bu bizi sarsan; çöpten ekmek toplayan annenin yürek acısı, evine ekmek götüremeyip intihar eden babanın kahır gözyaşı olabilir mi?..

Afrika'da on binler açlıktan ölürken Avrupa'da insanların fazla yemekten hastalanma adaletsizliğinin sonucu olabilir mi?..

Çekirge istilası değildir bu gelen; gayrı meşru yoldan doğurulan ve poşete konulup diri diri çöp kutusuna atılan bebeğin feryadı olabilir mi?...

Çok su içiyor diye binlerce deveyi katleden sözde medenilerin pisliğinin sonucu olabilir mi?...

Kendi elimizle yakıp yıktığımız, talan ettiğimiz doğanın, evsiz bıraktığımız dilsiz yüzbinlerce aciz hayvanın bedduası olabilir mi?...

Ve en acısı asırlardır müslümansız kalmayan Kabe 'nin ALLAH tarafından müslümansız bırakılıp onu tavaf vazifesinin Ebabil kuşlarına verilmesinin, artık ümmetin tavaf etmeye bile layık görülmediğinin kahreden resmi olabilir mi?..

Yüce Allah benzer sorumsuzlukları yüzünden hastalık, kıtlık, deprem, tufan gibi felaketlerle birçok toplumu helak ettiğini bildiriyor.

"Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nûh kavminin veya Hûd kavminin, yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lût kavmi sizden uzak değildir.” (Hûd 89) Bunun gibi birçok ayette bizi tekrar tekrar uyarıyor.    

İnsanlığın başına bela olan korona virüsüyle hep birlikte mücadele etmek zorundayız. Ancak önce fert ve yöneticiler olarak uyanmak, ilahi uyarıları hatırlamak, sorumluluklarımızı yerine getirmek, işi ehline vermek zorundayız. Yaşanan sıkıntılar işin ehil ellerde olmadığını göstermektedir. “İşi ehline vermediğiniz zaman kıyameti bekleyiniz.” buyruluyor.

 “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.