Kağıt toplayıcılarına üzücü haber olabilir!


Oğuz Güler

Oğuz Güler

10 Nisan 2020, 10:19

Çin’in almadığı çöpleri ithal eden bizim şirketler, Türkiye’yi adeta çöp deposu ülkesine çevirdi. Bu yüzden de kendi çöpümüz de para etmeyince 500 bin kağıt toplayıcımız işsizlikle karşı karşıya kalabileceği anlaşılıyor. Çin'in hava kirliliği ve çöp yığınları nedeniyle çöp ithalatına sınırlama getirmesi Türkiye'yi adeta çöp deposu ülkesine çevirdi. Boşta kalan ucuz çöplere talip olan Türkiye'nin, plastik çöp ithalatı aylık 4 bin tondan bir anda 48 bin tona yani 12 katına çıktı. Bizde dönüşüm sıkıntılarının sonucunu anlamadan dinlemeden Çin'in almadığı çöpler ucuz diye almamız hem içeride ki çöpleri toplayanların ellerinde ki ürünleri de ucuzlamasından dolayı bu işin karlı olmaması sonucunda 500 bin çöp toplayıcısının Suriyelilere meydanı bırakmaya doğru gittiğini görmek sürpriz sayılmamalı.

Çevre Bakanlığı giderek ürkütücü boyutlara ulaşan çöp ithalatına sınırlama getirmek için evvel ki hafta yeni bir karar yayımladı. Ancak Sanayi Bakanlığı'nın itirazı üzerine karar geri çekildi. İthal çöp bolluğu yüzünden sokaklardaki çöpün değeri düştü, topladığı çöpü satamaz hale gelen 500 bin kağıtve naylon toplayıcısına işsizlik yolu göründü. Çin, dünya plastik ve kağıt atığın yüzde 60'ını tek başına ithal ediyor yani alıyordu. Ancak Çin'in ithalata sınırlama getirmesiyle atıklar önce Malezya, Polonya, Vietnam ve Tayland'a yöneldi. Ardından bu ülkeler de plastik ithalatına kısıtlamalar getirince atıkların yönü Endonezya, Hindistan ve Türkiye'ye çevrildi. Fırsatı gören bazı firmalar, Avrupa'nın ‘değerlendirilebilir' atıklarını Türkiye'ye daha ucuza ithal etmek için işe yaramayan, aksine bertaraf edilmesi gereken çöpleri de ithal etmeye başladılar. Böylece %30-40'lık değerlendirilebilir atığa karşılık %60-70'i Avrupa'nın zehirli ve tehlikeli atıklarından oluşan çöpleri Türkiye'ye yığılmaya başladı. Türkiye, plastik atıkların kullanımını azaltmak ve doğaya karışmasını önlemek için ‘sıfır atık' projesi başlattı, bu ters köşe olgusu "sıfır atık değil zehir atık" projesine zemin hazırladı durumu konuşulmakta. 

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın da desteklediği proje kapsamın da market poşetleri paralı hale getirilmişti ve bu hamle seçimlerede de menfi yönde damga vurmuştu. Ancak içeride ki atık plastikle mücadele edilirken ithal atık plastiğe kapılar açılınca, 2016'da aylık 4 bin ton olan ithal plastik miktarı 2018'de 32 bini, 2019'da 48 bin tonu aştı. Çevre Bakanlığı geçen hafta yayımladığı kararla, ithal çöpe ton başına 300 lira kota getirdi. Ancak ithalatçıların itirazı üzerine kota hemen bir hafta sonra kaldırıldı. Bu yüzden kimin ne yaptığı belli değil dedikodularına sebebiyet verdi.

Bu sektörün STK'larıdan yapılan açıklamada ise "8-10 ithalatçı firmayı mutlu etmek için atık toplayan 500 bin kişinin işsizlikle karşı karşıya kaldığını, aileleriyle birlikte 2 milyon kişinin adeta açlığa sürüklendiği" ifadesi bakanlığı sanırım harekete geçirmeli. Çoğu zehirli malzemenin ülkemize girmesi ve sonucunda da topladığı atıkların para etmemesi bu fahri çöpçülerin yapabilecekleri şeylerin fazla olmadığını ortaya koyacak gibi. Tehlikeli atıklar da getirildiği için ithal kağıt ve plastiğin ülkeye ucuza girdiğini belirten mağdurların temsilcileri “Ülkenin her yeri ithal çöp dolunca bizim topladığımız yerli atığın ve malzemenin değerini düşürdüler. Önceden bir işçi akşama kadar 100 kilo atık toplayıp karşılığında 100 lira kazanıyordu. Şimdi aynı atığa 30-35 lira veriyorlar. Bu 2 milyon ailenin aç kalması demek. Akşama kadar kan ter içinde çalıştığımız halde çocuklarını geçindiremiyorlar” demesi üzücü. İthal çöp yüzünden Emine Erdoğan'ın ‘sıfır atık' projesinin çöktüğünü, poşetin paralı olmasının anlamı kalmadığını ortaya çıkmakta ve “Nasıl ki Ankara'nın çöpü Mamak'ta toplanıyorsa, Avrupa'nın çöpü de Türkiye'de toplanıyor. İçinde el değmemesi gereken zehirli tarım ilaç kutuları dahil her türlü zehir var” uyarısını dikkate almalıyız ve bakanlığımızın bu işe hop, dur ç.... demesi gerek. Ülkemizi zehir deposu yapanların para hırsına birileri ivedilikle son vermeli. İhtiyaç varsa temiz ve gereken kadar olmasını devlet yönlendirmeli

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.