İSTİKLÂL MARŞI ve 23 NİSAN KURBAN EDİLDİ?..


Mustafa Temizer

Mustafa Temizer

29 Nisan 2020, 13:17

Türk Dili Ve Edebiyat ve Türkçe öğretmeni olarak yıllarca görev yaparak emekli olan bir öğretmenim. Görev yaptığım her öğretim yılı, girdiğim tüm sınıflarda ilk ders konusu İstiklal Marşı ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi olmuştur.

Ders kitaplarının İlk sayfasında İstiklal Marş Ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi vardır. Bu metinler üzerinden öğrencilere millet olma bilincine sahip olmanın zorunluluğunu anlatmaya, Türk milleti mensubu olmanın gurur ve heyecanını yaşatmaya çalıştık.

İstiklal Marşını okurken Kurtuluş savaşı sahnelerinin zihinlerinde canlanmasını, o müthiş mücadelenin gözlerinin önüne gelmesini, İstiklal Marşını o sahneleri görürcesine okumalarını istedik. Milli hassasiyeti olan herkes İstiklal Marşını öyle okumalıydı. Biz öyle okuyor, öğrencilerin de öyle okumasını istiyorduk.

Gençliğe Hitabede yapılan uyarıların, görev ve sorumlulukların hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini vurguluyorduk. Unutulması halinde başımıza gelecek felaketin Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşadıklarımızdan daha büyük olacağını hatırlıyorduk.

Aynı felaketleri bir daha yaşamamak için İstiklal Marşımızı iyi anlamamız, gazi Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabedeki uyarılarını kulağımıza küpe yapmamız gerektiğini söyledik. Kendilerine emanet edilen tüm değerlere her türlü şartlarda sahip çıkmaları gerektiğini anlattık.

Şu bir gerçek ki Gazi Mustafa Kemal’in ölümünden sonraki yıllarda adım adım gençliğe hitabedeki tehlikeler belirmeye başlamıştır. Son yıllarda bu tehlikeler daha da artmıştır.

Tüm milli ve manevi değerler istismar edilmiş ve içleri boşaltılmıştır. Tüm değerlerin şeklen sahip çıkıyor gibi gözükenler tarafından istismar edildiği bunun kanıtıdır. Mustafa Kemal’e ve Cumhuriyete sahip çıktığını ileri sürülerek devleti yönetmeye talip olanların istismardan öteye gitmediği bunun kanıtıdır. Dini değerleri ileri sürenlerin bu değerleri sadece istismar aracı olarak kullanmaları, dini değerlere aykırı uygulamalarda bulunmaları, dine en büyük zararı bunların vermesi bunun kanıtıdır. Milli değerleri ileri sürenlerin aynı şekilde milli değerleri istismar ettikleri, milli birliği bozacak politikalar izlemeleri bunun kanıtıdır.

En büyük kanıt da milli birliğe en çok ihtiyacımızın olduğu şu günlerde, milli birliğimiz için olmazsa olmazımız İstiklal Marşımız konusunda yaşananlardır. Ne olacaktı? 23 Nisan akşamı saat 21.00’de tüm yurtta herkes balkonlarına çıkıp İstiklal Marşını birlikte okuyacaktı. Bayraklarımızı alıp balkonlara çıkacak büyük bir heyecanla ve coşku ile İstiklal Marşımızı söyleyecektik. Bekliyoruz ki Korona ile mücadele için duyuruların yapıldığı hoparlörden İstiklal Marşı verilecek biz de balkonlardan hep birlikte okuyacağız.

Maalesef büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. İstiklal Marşımızın da 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın da istismar edildiğine şahit olduk. Siyasilerin oy, koltuk ve ikbal kaygılarına kurban edildiğini gördük. Milli değerler üzerinden kirli siyasetin devam ettiğine bir kez daha şahit olduk.

Siyasilerin tüm değerleri istismar ettiğini, kirli siyasetlerine alet ettiklerini gördükçe Gazi Mustafa Kemal’in Gençliğe Hitabedeki uyarılarının ne kadar önemli uyarılar olduğunu anlıyoruz.

Mevcut siyasi anlayışla milletin birlik ve beraberliğinin sağlanması mümkün değildir. Türk Milletinin varlık ve bekası tehlikededir. Topluma sunulan eskilerin yeni versiyonları çare olamaz. Çare her alanda yeni bir “MİLLİ MÜCADELE”dir.                                                                                                 

Sözde değil uygulamada millici, Kur’an’ın yönetim ilkelerini siyasetinin temel ilkesi yapan, elli yıldan beri “MİLLETİM UYAN! VARLIĞIN BİRLİĞİN GELECEĞİN TEHLİKEDE!” hep birlikte yeniden milli mücadele diyen siyasi anlayışla yetişmiş kadrolar öncülüğünde devletimize, milli ve manevi değerlerimize hep birlikte sahip çıkmak zorundayız.

Unutmayalım ki “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.