İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU EDER Mİ?..


Mustafa Temizer

Mustafa Temizer

15 Temmuz 2020, 12:58

Her türlü gelişmenin temelinde geçmişin yanlışları ve doğruları vardır. Toplumlar geçmişi değerlendirerek; geçmişin doğrularından prensip (kanun), yanlışlarından ders çıkartarak geleceğini inşa eder. 

Yusuf Has Hacip başarılı komutanın vasıflarını sayarken; başarılı komutan her mağlubiyetten bir muzafferiyet, her muzafferiyetten bir kanun çıkaran insandır diyor. Başarı geçmişi doğru değerlendirmeye bağlıdır. Geçmişini bilmeyen milletler geleceğini inşa edemez

İnsanlık geçmişi doğru değerlendirerek, geçmişten ders alarak daha parlak yarınlara kavuşma imkânına sahip olmuştur. Geçmiş medeniyeti değerlendirmeden yeni medeniyetler inşa edilemez. Medeniyetler birbiri üzerine inşa edilerek gelişmiştir. 

“Tarih tekerrürden ibaret diyorlar; ders alınsa hiç tekerrür eder miydi? diyor milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy.  Geçmişi doğru değerlendirmeyen, geçmişten ders almayanlar için tarih hep tekerrür etmiş. Benzer olumsuzluklarla boğuşmaya devam eden toplumlar arzu edilen başarıya ulaşamamıştır. 

Günümüz politikacıları tarihten ders alıp toplumu doğru yönlendirmiyor.  İki yanlıştan birinin doğru olduğunu ileri sürüyor. İki yanlıştan birini doğru kabul etmeye zorlanıyoruz.

Birinci yanlış: Milli heyecanını canlı tutmak adına geçmişin yanlışlarını görmemek. Yanlıştan ders çıkarmamak. Geçmişteki başarılarla övünüp avutmak. 

İkinci yanlış: Geçmişin doğrularını görmemek. Yenileşmek, gelişmek adına toplumu geçmişe düşman hale getirip millet olma bilincinden uzak yeni bir toplum yapısı oluşturmak.

Gelişmek, kalkınmak adına topluma dayatılan bu iki yol da yanlıştır. Bu anlayışla toplumda arzu edilen başarı ve gelişme sağlanamaz. Çünkü iki yanlış bir doğru çıkmaz. 

Hangi niyetlerle yapılmış olursa olsun bu şekilde başarı ve gelişme elde edilemez. Toplumun huzur ve mutluluğu sağlanamaz.

Bu iki yanlış anlayış toplumda tedavisi mümkün olmayan yaralar açar. Toplumların yok olmasına, tarihin çöp sepetineatılmasına neden olur.

Çözüm: Geçmişi yermek veya geçmişi övmek bize yarar sağlamaz. Geçmişini bilmeyen milletler, geleceğini inşa edemez, başka milletlerin avı olur uyarısını kulağımıza küpe yapmak. Artılarıyla eksileriyle  geçmişi doğru değerlendirmek. Tarihten ders çıkartmak. Bugün ne yapılıyor? Ne yapmamız gerekir? Benim görev ve sorumluluğum nedir? sorularının cevabını vermektir.

Siyasi ikballeri, mevki ve makam sevdaları, maddi çıkarları için tarihten ders almamıza engel olan, bizi iki yanlıştan birine zorlayanlara dur demek, onlara destek olmamak, onlardan uzaklaşmak. Yeniden Milli Mücadele ruhuyla varlığımıza, birliğimize, geleceğimize sahip çıkmak, bu yoldaki milli oluşum içinde yer ve görev almaktır.

Unutmayalım. “ İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.