Hangi eski bayramlar?


Samed Aydın Sun

Samed Aydın Sun

24 Mayıs 2020, 13:33

Milli ve dini bayramlar bizi biz yapan nadide değerlerimizden biridir…

‘Nerede kaldı eski bayramlar’ klişesi yapmayan yoktur….

Pandemi döneminde de eski bayramlara vurgu yapılıyor…

Peki nasıldı bu eski bayramlar?

Yaşlı insanların muhabbetlerini öyle severim ki…

Anlattıkları, hayat tecrübeleri, insana dair söylemleri beni alır o günlere götürür…

Eski bayramları onlardan dinler, o bayramların hazzını içime çeker, dalarım düşlere…

Bizim çocukluğumuzun bayramlarında,rahmetli  babaannemin evinde tüm ailenin fertleri toplanır..

Erkekler camide bayram namazı kılar, mezarlık ziyareti yapılır, ardından da  hep birlikte bayram sofrasına oturulurdu…

Daha sonra ise, maaile bayramlaşır, harçlıklar alınırdı…

Genelde köydeki evde bir araya gelirdik. Bayramda aldığım hazdan dolayı sürekli köye gitmek isterdim. O zamandan bu yana ilk fırsatımda köye atıveririm kendimi..

Şeker toplamaya çıkan çocuklar, köyde şenlik havası oluştururdu.  

Bizden önceki dönemler yazımın da başında anlattığım gibi eşsiz güzelliklerin olduğu dönemlermiş…

Yıllar geçti, aileler büyüdü.. Herkes kendi çekirdek ailesini oluşturdu. Babaannenin torunlarının bile yeri geldi kendi çekirdek aileleri oldu…

Herkes kendi evinde bayramını yapmaya başladı. Ardından ailenin en büyük üyelerinin yanına bayramlaşmaya gitmeye başladı…

Bunlar iyi senaryolar…

İletişim Fakültesi’nde Ebru hocamın dersinde McLuhan’ın ‘Küresel köy’ kavramı üzerine tartışıyorduk. Hoca herkesten bir örnek vermesini istediğinde o dönemde verdiğim örnek pandemi öncesini de gelinen süreçte pandemide yaşadığımız süreci de özetledi diye düşünüyorum…

‘Artık dünya Luhan’ın da dediği gibi küçüldü. Dünyanın her hangi bir yerindeki savaşları canlı yayınla izleyebiliyoruz. Fazla uzağa gitmeyelim hocam, bayramlarda yakınlarımızı artık ziyaret etmiyoruz. Ya toplu mesaj atıyoruz. Ya da sosyal medyadan bir kutlama mesajı yayınlıyoruz. Üstüne alınan oradan alınıyor. Arama cüretinde bile bulunamaz hale geldik’ demiştim…

Ebru hocam, yazılarımı zaman zaman okur yorumları beni her zaman mutlu eder.. Derste verdiğim örnek, çok hoşuna gitmişti. 40 dakikalık dersimizin tamamını bu konuya ayırt ettik desem yalan olmaz…

O anlar dün gibi aklımda….

Eski bayramlar nerede diyenleri görüyor, üzülüyorum…

Kimse yanlış anlamasın ama, pandemi öncesi de zaten bayramlarda yakınlarımıza mesaj atıyor, görüntülü arıyor ya da sesli aramalarla kutluyorduk…

Elbetteki herkes, hayatta bir mücadele içinde ancak, sürekli eski bayramlar vurgusu yapılması bana tuhaf geliyor açıkçası…

Komşularımızla bayramlaşamadan evlerimizden adeta kaçıyorduk…

Aylar öncesinden seyahat planlarımızı yapıyor, bayrama tatil gözüyle bakıyorduk…

 Herkes eski bayramlara pandemi sürecinden sonra yeniden geleceğiz diyor…

Sorarım sizlere…

Peki hangi eski bayramlara?

Bir cani yüzünden çocuğumuzu şeker toplamaya göndermeye korktuğumuz, yine o cani yüzünden komşumuza dahi çocuğumuzu emanet edemediğimiz, insanlara güvenimizin kalmadığı o eski bayramlara mı?

Yoksa, rahatça gezebildiğimiz, tatile sahil kesimlerine akın ettiğimiz, bir toplu mesajla bayramlaşma görevini yerine getirdiğimiz o eski bayramlara mı?

Bana göre, sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle evde kalmamız nedeniyle özgürce dolaşamadığımız ve ilk defa bayram namazını kılamamamız  dışında eski bayramlardan bir fark göremiyorum…

Bundan önceki bayramlarda da toplu mesajlar, sesli aramalarla bayram kutlamaları zaten yapıyorduk…

Şimdi eski bayram nerede diyenleri görünce sosyal medyada şaşırıyorum…

Haddini bilmek ile hadsizlik arasındaki ince çizgiye fazla girmeden konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum…

Suç oranlarının arttığı, kimsenin kimseye güvenin kalmadığı, insanların gösteriş meraklısı olduğu dış görünüşünün, karakterinin önüne geçtiği , insanın insan olduğunu unuttuğu, hırslarına ve kibrine yenildiği o eski bayramların, pandemi sonrası olmamasını ümit ediyorum….

Koronavirüs sonrası, yeniden insanın insana saygısının olduğu, değerlerimizin ve benliğimizin farkına vardığımız, küçük hesaplar uğruna insanlarla uğraşmadığımız, büyüklerimizin gönüllerini kazandığımız, yalnızca bayramlarda hatırlamadığımız hayatımızın her alanında onları mutlu edebileceğimiz, çocuklarımıza daha güzel bir dünyanın olduğu,  ‘eski bayramları’ ümit ediyorum…

Umarım çok fazla bir şey istemiyorumdur….

Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpüyorum…

Bu bayram, birlikte değiliz ancak gönül gönüleyiz. Gönüllerin bir olduğu, sağlıklı, huzurlu bir Ramazan Bayramı geçirmeniz dileğiyle…

Rabbim, nice Ramazan Bayramlarına hep birlikte sağlıklı ve huzurlu bir şekilde erişmeyi nasip eylesin...

‘Hiç güzel haber vermez mi? Bu gazeteciler’ diyen dostlara, pandemi sürecinin tamamen bittiği başta olmak üzere bu süreçten sonra  bir çok güzel haber vermek ümidiyle…

İyi bayramlar…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.