Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy'dan Macron'un sözlerine cevap

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy'dan Macron'un sözlerine cevap
23 Haziran 2020 Salı 23:24

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, ülkemizin ilgili BM kararları çerçevesinde ve talebi doğrultusunda Libya’nın meşru hükümetine verdiği desteği 'tehlikeli bir oyun' olarak tanımlaması ancak akıl tutulmasıyla izah edilebilir" dedi.


Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un ülkemiz, Libya ve Doğu Akdeniz konusunda dile getirdiği hususlar hakkındaki bir soru üzerine, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, ülkemizin ilgili BM kararları çerçevesinde ve talebi doğrultusunda Libya’nın meşru hükümetine verdiği desteği 'tehlikeli bir oyun' olarak tanımlaması ancak akıl tutulmasıyla izah edilebilir. Sayın Macron hafızasını yoklar ve sağduyusunu harekete geçirirse, bugün Libya’da yaşanan sıkıntıların kendisinin de desteklediği darbeci Hafter’in saldırılarından kaynaklandığını, Moskova’da ve Berlin’de ateşkes anlaşmasını imzalamayı reddedenin yine savaş ağası Hafter olduğunu hatırlayacaktır. Yıllardır gayrimeşru yapılara verdiği destek nedeniyle Fransa’nın, Libya’nın kaosa sürüklenmesinde önemli sorumluluğu bulunmakta, bu bakımdan Libya’da esas tehlikeli oyunu Fransa oynamaktadır.

Cumhurbaşkanı Macron ülkemize yönelik asılsız ithamlarla bu gerçeği örtbas etmeye çalışsa da, Libya halkı Fransa’nın kendi bencil çıkarları ve işbirlikçilerinin hedefleri doğrultusunda bu ülkeye verdiği zararları asla unutmayacaktır. Fransa asıl ilkeli tavrı, darbeci ve korsan Hafter’e bağlı milisler ve paralı askerlerin Tarhuna’daki toplu mezarlar başta olmak üzere masum sivillere yönelik işledikleri vahim savaş suçu vakalarının araştırılması konusunda sergilemelidir" değerlendirmesini yaptı.


"Fransa’nın Libya’ya müdahale tehdidinde bulunan darbeci Hafter destekçisi Mısır’a karşı sessizliği de gözden kaçmamaktadır" diyen Aksoy şöyle devam etti:
"Doğu Akdeniz’de kıyısı olmayan Fransa’nın sahildar bir ülke gibi davranmanın kendisine bölge konularında karar verme yetkisi tanımadığını artık anlaması gerekmektedir. Fransa’nın Türkiye’nin bölgedeki meşru haklarını gözardı eden ve maksimalist hırslara koşulsuz destek veren tutumu, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarı sağlamak yerine, gerilimi daha da arttırmaktadır. Fransa’nın Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri esasen sağlıklı ve tarafsız bir biçimde değerlendiremediği ya da daha da kötüsü değerlendirmek istemediği maalesef uzun zamandır aşikardır. Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 salgını sırasında dahi işlevselliğini koruyan NATO İttifakı ile bu İttifakta Türkiye’nin sahip olduğu güçlü konum gayet açık olup, Müttefik kamuoylarının takdirini kazanmıştır. Bu koşullarda Fransa Cumhurbaşkanının, meydana geldiği iddia olunan bir hadiseden hareketle 'NATO’nun beyin ölümü' söylemini yeniden gündeme getirmesi çarpık bir yaklaşım teşkil etmektedir. Fransa’yı ve Fransa Cumhurbaşkanını, dostluk ve Müttefiklik ilişkilerimiz temelinde ve devlet ciddiyetiyle hareket ederek, Libya, Suriye ve Doğu Akdeniz’in güvenliğini ve geleceğini riske atan adımlarını sonlandırmaya ve yerleşik diyalog kanallarını kullanmaya davet ediyoruz."

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Macron’un siyaseti, darbecilere verilen bir destektir"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Libya ve Akdeniz konusunda Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’yi hedef alan açıklamaları asla kabul edilemez. Fransa, Libya’da ve Akdeniz’de istikrarsızlığı teşvik eden politikaların destekçisi durumundadır" açıklamasında bulundu.


Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye'yi hedef alan sözlerine tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Türkiye, Libya’da uluslararası meşruiyete sahip yönetimin talebi doğrultusunda Libya halkına destek vermektedir. Fransa ise darbeci Hafter ve milislerine arka çıkmaktadır. Türkiye Libya halkının meşru temsilcisine destek verirken, Fransa gayrı meşru milislere destek veriyor. Hafter'in Libya halkı karşısında gerilemesi sonrasında Macron’un Cumhurbaşkanımızı hedef alan sözde açıklamalarının artması tesadüf değildir. Fransa, Libya'da tarafsız değil, darbeci Hafter ve milislerinden yana taraftır. Cumhurbaşkanımız, Libya halkının gerçek ve meşru iradesini desteklemektedir. Fransa'nın desteklediği Hafter milislerinin Libya halkına karşı işlediği insanlık suçları ortadadır. Gün yüzüne çıkan toplu mezarlar bunun açık kanıtıdır. Macron'un Libya'da yabancı müdahalelere son verilmesi çağrısında bulunup çözümün Fransa olduğunu söylemesi açık hezeyandır. Eski sömürgeci zihniyetin devam ettiğinin göstergesidir. Hafter ve benzerleri sömürgeci zihniyetin aletidir. Libya'nın geleceğine Fransa değil Libya halkı karar verecektir. Cumhurbaşkanımız, Libya halkının meşru iradesini desteklemektedir. Sömürgecilerin Afrika'da elini kolunu sallayarak gezdiği dönemler geride kalmıştır. Cumhurbaşkanımızın Libya halkına verdiği destek, Libya halkının tamamını temsil eden meşru yönetime ve Libya’nın tamamının geleceğine verilen bir destektir. Macron’un siyaseti, Libya halkının meşru iradesini ve geleceğini çalmaya çalışan darbecilere verilen bir destektir. Türkiye’nin Libya’ya desteğinden rahatsız olan ve Cumhurbaşkanımıza karşı sözde açıklama yapanların yeni bir sömürgecilik peşinde koştukları net görülmektedir." İHA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.