Çocukluğu çalınan çocuklar


Samed Aydın Sun

Samed Aydın Sun

16 Eylül 2019, 12:46

Einstein, ‘Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler hiçtir’ der.

Ülkemizde son yıllarda artan en önemli konulardan, en fazla tartışılan ama önüne bir türlü geçilemeyen konulardan biri de çocuk istismarı..

Kayseri ise, çocuğa cinsel istismarda maalesef üst sıralarda yer alıyor. Hemen her gün, şehrimizde hizmet veren 5 Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 3’ün de onlarca çocuğa cinsel istismar davası görmek mümkün.. (Diğer 2 Ağır Ceza Mahkemesi’nde ise, terör davaları görülüyor)

Bu davaların, basına açık olanlarının büyük bir kısmını takip ediyor, duyduklarım karşısında şoke oluyorum.  Bir de, bizim takip edemediğimiz, kapalı oturum davalar var, onları düşünemiyorum bile..

Geçtiğimiz aylarda bir dava takip edip, gazetemizde de haberleştirmiştim..

Davada duyduklarım, mağdur kızın anlattıkları mahkeme salonunda adeta buz kesmişti…

11 yaşındaki bir kız çocuğu, annesi ile şikayetçi masasında oturuyor. Sanık sandalyesinde ise, babası oturuyordu. Öz kızına ‘Cinsel istismar’ iddiasıyla yargılanan baba suçlamaları kabul etmiyor, beraatını istiyordu…

Mahkeme başkanı, küçük kıza neler yaşadığını soruyor, 11 yaşındaki küçücük bir kız çocuğu ise, yaşadığı her şeyi anlatıyordu. Haber metnin de yazmaktan imtina ettiğim, şimdi de yine aynı şekilde mesleki etik kuralları gereği yazmadığım o iğrenç iddiaları pedagogun şu cümlesi özetliyordu….

Pedagog: “Yaşına göre bilmesi gereken çok fazla cinsel bilgiye ve bu konuda rahatlığa sahip.”

Yargılama sonrası mahkeme heyeti  kararını verip, öz kızına istismarda bulunduğu iddia edilen babaya  30 yıl hapis cezası vermişti.

Davada mağdur kızın avukatı olarak yer alan avukat  ile geçtiğimiz hafta muhabbet ederken, küçük kız çocuğunun durumunu sormuştum. Tam da, yeni öğretim döneminin başladığı haftaydı. Acaba, psikolojisi nasıldı?

Avukatı, 6 ay okula gidemeyeceğini söyledi. 6 ay boyunca arkadaşlarından, sırasından, kaleminden defterinden ayrı kalacak bir çocuk…

6 aylık tedavisi bittikten sonra, yaşadıklarını unutmayı deneyecek.

Yaşıtları okulda ders görürken, o öz babasının istismarı iddiasıyla yaşadığı travma sonrası, 6 ay eğitimine ara verecek…

Yazacak, söyleyecek çok şey var..

Kim bilir daha buna benzer olaylarda kaç çocuğun, çocukluğu, hayalleri, umutları çalındı…

Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede ne oldu da bu ve benzeri olaylar da artış yaşandı? Sorgulanması gereken konuların en başında bu soru gelmeli…

Zira bizler, 5 yaşında beslediği kuşu ölen bir çocuğa, başsağlığına giden, büyük bir hoşgörü örneği olan HZ. Muhammed’in (SAV) ümmetiyiz…

Kuşu öldüğü için, üzgün olan bir çocuğa moral vermek, onun neşesini yerine getirmek için taziyeye giden bir peygamberin ümmetiyken, günümüzde öz kızına istismar iddialarını hemen hemen yurdun farklı noktalarından duyar hale geldik.

Sahi, ne oldu bize?

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.