Avustralya ile ilgili dolaşan gerçekçi bir yazı


Oğuz Güler

Oğuz Güler

10 Şubat 2020, 17:44

Havada toplam 18,5 saat uçarak gidilip, 21 saat ile dönülen Avustralya'ya bir kaç kez gitmiş biri olarak şaşırdığım bir çok şey öğrenmiştim ama orada yaşar mısın diyenlere Anadolu'nun her karışını oranın beş yüz karışa değişmem derim. Orman yangınları ile boğuşan bu ülke 10 milyon hektar alan ve 500 milyon yaban hayatı canlıyı yitirmişsek ve hepimizin değerleri olan tabiatı bundan sonra Rabbim korusun inşallah.

Gelelim bu gariplikler ülkesine. Mahalle arasında kaybolursanız saatlerce karşınıza 1 kişinin çıkmayacağı bir ülkedir Avustralya. Bir kavga olsa mahalleden bir kişinin bile kapı önüne çıkmadığı bir ülke. Evinize hırsız girdiğinde eşyalarınız sigortasız ise hırsızın suçlanmadı bir ülke. İki Türk'ün orada Avustralya'ya savaş ilan etmesi ve onlarca Avustralya askerini öldürmesi unutamadığım ilginçlikler olsa da aşağıda sosyal medyada dolaşan ve bilmenizi istediğim diğer ilginçlikleri özetleyeceğim;

Okuyacağınız bu ileti hayal değil gerçek diyerek başlamış ilgili. Avustralya'da insanın insan olduğunu anlıyorsunuz... Melbourne'ye vardık. Bir ev kiraladık, oradaki akrabalarıma sordum 'Yahu, elektrik, telefon, su, gaz idarelerinde tanıdığınız var mı?' Biri 'Ne yapacaksın?' diye sordular. 'Öyle bir müessesede mi çalışmak istiyorsun?'dediler. Ben 'Hayır' diye cevap verdim 'Yeni eve o hizmetleri bağlatmak istiyorum da... 'bizimkiler güldü, 'Bana adresini söyle' dedi. Adresi verdim, geçti telefonun başına, o idareleri tek tek aradı. Akşama doğru bütün hizmetler bağlanmıştı. İşte bürokrasi işte hizmet.

Bir gün elektrik idaresinden bir mektup geldi. Mektupta 2 ay kadar sonra, bir gün bizim sokakta elektrik kesileceği bildiriliyor ve ilave ediliyordu 'Eğer o gün mutlaka elektriğe ihtiyacınız varsa size bir jeneratör tahsis edilecek ve harcadığınız elektrik normal tarife üzerinden hesaplanacaktır. Ancak jeneratör sayısı sınırlı olduğu için sadece gerçek ihtiyaç sahiplerinin müracaat etmeli'. Ben istemedim, ama komşumuz, yalnız yaşayan yaşlı kadın jeneratör istedi. O sabah 8'de 2 teknisyen jeneratörü getirip kadının sistemine bağladılar. Sonradan, merak edip sordum bu iş için sadece harcadığı elektriğin bedeli olan 45 cent yani 2 TL almışlar. Tavuk etinin Dana etinden %10 pahalı olduğunu ve bütün tavuk fiyatının 1 kilosunun 35 TL olduğunu, en düşük peynirin kilosunun 80 liradan başladığını da bu arada bilmenizde fayda var.  

Ben herkesin insan olduğunu ve herkese aynı muamelenin yapılması icap ettiğini Avustralya'da öğrendim. Bir tek gün kimse hakkımı yemedi, kuyrukta önüme geçmedi, trafikte açıkgözlük yapmadı, avanta istemedi. Kızım okula başlamıştı 'Gel çarşıya çıkıp eksiklerini alalım' dedim. 'Lüzum yok' dedi, 'Her şeyi okuldan verdiler' Bir gün aynı okuldan bir mektup geldi 'Bazı öğrencilerin, pahalı gıda maddeleri getirdiklerini fark ettik. Lütfen çocuğunuzun yanına sadece, herkesin çocuklarına alabileceklerini verin. Bu yaşta çocukların arkadaşlarına imrenmesi kötü bir şey'.  Kıtayı mikroplardan korumak için Avustralya'ya herhangi bir gıda maddesi ve ahşap eşya sokmak yasak. Annem uçaktan bir portakal alıp çantasına koymuş. Adam onu görünce, hemen elinden alıp çöpe atacağına, büyük bir sabır ile Avustralya'nın neden bir kaideyi uyguladığını anlatıyor ve 'Bu size karşı yapılmış bir hareket değildir, hepimizin sağlığı için alınan bir tedbirdir filan diyor' Melbourne'da ve Avustralya'nın tamamında deniz kenarında bina yoktur. Memleketi bir yol çevreler. Kıyılar herkesindir. 5-10 kilometrede bir, denize girmek, piknik yapmak için tuvalet, duş, elektrikli mangal ve soyunma odaları gibi bedava tesisler vardır. Yalnız elektrikli mangalı çalıştırabilmek için para atmak lazımdır.

Bir gün oldukça yüklü bir telefon faturası geldi. İdareyi arayıp, bu faturayı ödemekte zorluk çektiğimi söyledim ve şu cevabı aldım 'Siz bu faturayı bu ay ödemeyin. Biz bunu 12'ye bölerek 1 sene müddet ile her aylık faturanıza ilave edeceğiz. Ama bundan sonra her faturayı ödeyin'. Ayrıca faiz ödemeyeceğimi de öğrendim. Hatta görüşme sorunlu derseniz size inanır ücretlendirmezlermiş. Avustralya'da yaşayan her insan bedava sağlık sigortasına sahiptir. Şehrin merkezi dışında 2 katlıdan yüksek bina bulunmaz. Normal evler 1 dönüm bahçe içinde, müstakil evlerdir. Şehrin belki yarısı golf sahaları (bedava), botanik bahçeler, göller ve akarsular ile kaplıdır. Okullar bedavadır. SBS adlı devlet televizyonunda Avustralya'da yaşayan 100 küsur ayrı millete mensup insanların kendi dilinde yayın yapılır. Çoğu Avustralyalı, 2 vesile ile kravat takar; düğün ve cenaze. Burada en büyük suç yalan söylemektir. Yalan söyleyen, yalan beyanda bulunan insanın hayatı kayar. Burada her şey güvene dayalı ama azınlıkların hakim yardımcısından fazla yükselemediği bir ülkeyi İngiliz mahkumlar kursa da düzen ve 2. işinizi 10 dakika sonra bulabilirsiniz.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.