ASIL TEHLİKE “KORONA” DEĞİL …


Mustafa Temizer

Mustafa Temizer

08 Nisan 2020, 17:35

                                                                                                  Milli birliği sağlamadan hiçbir ülke sorunun çözülemeyeceği biliniyor. Korona virüsü belasına karşı da milli bir mücadeleverilmesi gerekiyor ama iktidar ve muhalefet ne yapıyor?..

Oy kaygısıyla her fırsatta milleti kutuplaştırmaya, milli birliği bozmaya yönelik politikalar izlemeye devam ediyorlar. Milli birliğin sağlanması için fırsat olan bir musibeti sanki toplumu ayrıştırmaya yönelik bir fırsat olarak görüyor.

Korona belası şöyle veya böyle mutlaka atlatılacak. Asıl tehlike ” Korona virüsü ” değil. Asıl büyük tehlike; iktidar ve muhalefetin bir türlü uzlaşmaması, ortak akılda buluşmaması,ülkeyi birlikte kaosa sürüklemesidir. Asıl tehlike; varlığımızın devamı, ülke sorunlarının çözümü için şart olan milli birliğinbozulmasıdır. İktidar ve muhalefetin sürekli tartışma ve gerilim yaratarak milli birliği bozacak yol izlemesidir. Bilerek veya bilmeyerek milletin birlik ve beraberliğini bozmaya yönelik oynanan bir uyunun iktidar ve muhalefet rollerini üslenmiş oyuncuları gibi hareket etmesidir. Sosyal kaosunzeminini birlikte hazırlamasıdır. 

Ülkemiz aleyhine meydana gelen ve gelecek tüm olumsuzluklardan iktidar ve muhalefet birlikte sorumludur. İşi ehline vermeyip onlara iktidar ve muhalefet görevini veren vatandaşlar olarak bizler sorumluyuz…

Bizi ayrıştırma oyununa gelmeyelim.  Mevcut iktidar ve muhalefetin şahsi ikbal ve çıkarları uğruna yaptıkları milleti kutuplaştırma ve ayrıştırma yanlışına ortak olmayalım. Yanlışın ve yanlış yapanların yanında yer almayalım. Bunlara söylemlerinden dolayı iyi niyetle verdiğimiz her türlü desteği çekebileceğimizi hatırlatalım.

Tüm farklılıklarımıza rağmen milletimizin birliğini, vatanımızın bütünlüğünü gözümüzün bebeği gibi korumak zorundayız…

Dürüst ve samimi insanların elli yıldan beri yaptığı “Milletim Uyan! Varlığın birliğin, geleceğin tehlikede!” çağrısına kulak vermeliyiz. Unutmayalım. “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”

Milletimizin birlik ve beraberliğini bozmak, vatanımızı parçalamak isteyen millet düşmanları ve işbirlikçilerin dini, milli, insani değerleri kostüm olarak kullandıkları, toplumu bu söylemlerle aldattıkları gerçeğini unutmayalım.

Gazi Mustafa Kemal’in gençliğe hitabedeki;

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş birgalibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. 

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde,  iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Uyarısını hatırlayalım.  

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.