Aile yapımıza konan bomba patlamadan...


Mustafa Temizer

Mustafa Temizer

14 Mayıs 2020, 10:44

                                                                                                                                    

1995 yılında Gümrük Birliği Antlaşmasını imzalamanın, 2004 yılında İtalya’da papaz heykelinin altında Avrupa Birliği Anayasasını kabul edip imzalamanın zaruri sonucu olarak kabul edilip yasalaşan İstanbul Sözleşmesi Türk aile yapısına konan bir bombadır. 

Türk Milleti için ihanet anlamına gelen bu yasa Türk Milletinin temsilcileri(!)  tarafından 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalandı. 14 Mart 2012 tarihinde TBMM’de onaylanıp yasallaştı. Bu yasa ile Türk Milletinin aile yapısına büyük bir bomba kondu. 

14 Mart 2012 tarihinden itibaren eş cinsellerin dernek sayısı ve faaliyetleri arttı. İstanbul sözleşmesi ve ona bağlı olarak çıkartılan 6284 sayılı yasa aile domuz eti kasaplık et kapsamına alındı. Zina suç olmaktan çıkartıldı. Yasa yürürlüğe girdikten sonra boşanmalar hat safhaya çıktı. Gençler 30- 40 yaşına gelmelerine rağmen evlenmek istemiyor….

Sorumlu kim?..  Hiçbir milli meselenin çözümünde uzlaşmayan ama İstanbul Sözleşmesinin kabulünde uzlaşanlar.Her konuda birbirine muhalif gibi görünen oylarımızla meclise taşıdığımız partiler (CHP, AKP, HDP, MHP), Ahmet Davutoğlu, Meral Akşener, Ali Babacan dahil hepsi bu yasayı kabul eden, yasayı jet hızıyla 26 dakikada oy birliği ile TBMM’den geçirip onaylayanlardır. Oylarımızla bunlara yetki veren bizler de sorumluyuz.

Türk milletine ihanet anlamına gelen bu yasaya tepkigöstermek ne kadar çözüm olacak? Bu yasayı oy birliği ile çıkaranları oylarımızla vekil tayin edep meclise biz göndermedik mi? Bunu seçimlerde, oy vermeden önce düşünmemiz gerekmez miydi?..

Selçuklu vezirlerinden ünlü devlet adamı Nizâmülmülk,zamanında tedbir almayanları şiddetle eleştiriyor ve “ Yangın çıktıktan sonra tedbir almak ahmaklıktır.” diyor.

Yarın seçim olsa kime oy vereceğiz? Sürekli karşılıklı tartışma yaratarak milletin birliğini bozmaya çalışanları mı oy vereceğiz? Milli konularda anlaşamayan ama kendi ortak menfaatleri (Milletvekili dokunulmazlığı, milletvekilleri lehine çıkartılan yasa ve kanunlar …) konusunda tereddütsüz anlaşanlara mı oy vereceğiz? Türk milleti aleyhine olan Gümrük Birliği Anlaşması, Avrupa Birliği ve anayasası, İstanbul Sözleşmesini …. oybirliği ile kabul edip yasalaştıranlara mı oy verip meclise göndereceğiz?...

Düşünüp araştırmadan başka kim var, kime verelim, ehveni şer deyip yine aynı yanlışı yapacak mıyız? Sürekli uyutulacak, aldanacak mıyız?..

Aile yapımıza konan bomba patlamadan; Partizanlıktan uzak, toplumun tamamını kucaklayan davamız, milletimizin varlık ve bekasıdır diyen.  Türk Milletinin değerlerine samimiyetle sahip çıkan elli yıldan beri çizgisinden zerrece sapmayan, her türlü engellemelere, yıldırmalara rağmen milletin uyutulduğunu, aldatıldığını dile getirip ısrarla Milletim Uyan!Yeniden Milli Mücadele, hedef hep birlikte hedefimiz Muhteşem Türkiye diyenleri duyacak mıyız?

Mücadeleleri parti mücadelesi değil; bir medeniyet mücadelesi olan. Gerçek manada milleti temsil eden Millet Partisi kadrolarının gelin Muhteşem Türkiye’yi birlikte kuralım çağrısına kulak verecek miyiz? Bu milli kadroların yanında görev alacak mıyız? Gerçekten milli iradeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine yansıtacak mıyız?

“İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” gerçeğini unutmadan sözde değil uygulamada Kur’an’ın yönetim ilkelerini siyasetinin temel ilkesi yapan “MİLLET PARTİSİ” ne, devletimize, milli ve manevi değerlerimize hep birlikte sahip çıkmak zorundayız.

Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.