65’likler suçlu mu?


Davut Güleç

Davut Güleç

20 Ağustos 2020, 12:51

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Çin’in Wuhan şehrinde 2019 Kasım aylarında duyurulan, öncesi ve sonrası tartışılan korona virüs (covid 19) ile ilgili birçok belirti, açıklama, uyarı, önlem açıklandı, kısıtlamalara gidildi.

Bazı ülkelerde maske, mesafe, kısıtlama, dezenfekte konularında katı, bazılarında esnek, bazılarında ise tam uyum sağlandı.

Dünya Sağlık Örgütü her gün yeni bir kafa karıştıran açıklama yapıyor.

Bu konularda açıklama yapanlarda işin ciddiyetini kaçırıyor, bazen de endişe, panik, korkuya, ilerisi için ciddi travmalara neden oluyor.

En çok kafa karıştıran da 65 yaş ve üzeri için.

***

Bu pandemi döneminde neredeyse ‘potansiyel suçlu’ muamelesi görüyor.

Bazı ülkelerde ‘bırakın ölsünler, gençlere bakın’ denildi.

Bazılarında ‘evlerinden dışarı çıkmasınlar’

Bazılarında ‘Vefa sosyal yardım grupları ihtiyaçlarını karşılasın.’

Bazılarında ‘gereken önemi gösterelim’ gibi birçok örnek yaşandı, yaşanıyor.

***

Türkiye’de belli süre evlerine hapsedildikleri, ihtiyaçları tam karşılanmadığı, hastalıklarla ilgili sorunları çözümlenmediği, hareketsizlik, özlem gibi nedenlerle birçok sorun yaşadılar.

Halen de bunun sorunlarını hareketsizliğe bağlı yaşıyorlar.

Bugün Türkiye genelinde sabah saat 10.00 ile 17.00 saatleri arasında toplu ulaşıma binerken, 20.00’de de evlerine girmek zorunda bırakıldılar.

Bunun adı ‘yaşlıları virüse karşı koruma’ mı? Yoksa cezalandırmamı belli değil.

***

Çoğu eşlerden birinin ölmesi, evlerinde yalnız yaşamaları, sahipsizlik, kimsesizlik, arkadaş arama, dertleşme gibi nedeniyle sabah namazı sonrası erken saatlerde sokağa çıkıp buluşma noktalarına geliyor.

Çoğu karnını çay simit ile doyuruyor.

Bazıları evlerinde de, sokaklarda da yalnız, kaderlerine terkedilmişler.

Fiziki görüntüleri, giyim-kuşamları, sohbet ederseniz sözleri bunun örnekleri.

Hepsi emekli, çok azı emekliliği bekliyor, yaşlılık aylığı alıyor.

Vergilerini ödemişler, primlerini yatırmışlar, askerliklerini yapmışlar, ancak diğer ülkelerde olduğu gibi ödüllendirmek bir yana toplu ulaşımı ücretsiz binmeleri bile tartışmalı.

Ama her ortamda ‘potansiyel suçlu’ gibiler.

***

Ben toplu ulaşımı sık kullanan biri olarak bunu sık görenlerden biriyim.

Bazı sabahları ya da akşamları çok üzülüyorum.

İl Hıfzıssıhha kurulu kararı ile 10.00-17.00 saatleri arasında toplu ulaşıma binmeleri serbest.

Bu saatler içinde ücretsiz, dışında ise bilet basarak kullanmaya devam ediyorlar ve kabul ediliyorlar.

Gençlerde de, vatandaşta da eskisi gibi ‘yaşlıya saygı’ pek kalmadı.

Sürücüler, görevliler yaşlılara sert, acımasız, aşağılayıcı, onurları, itibarları ile oynar gibi davranarak üzüyor, ağlatıyor, yeni travma yaşatıyorlar.

Bazen bunu çocukları, torunları, eşleri, yakınlarının önünde yaşatıyorlar.

Oysa maske-mesafe-temizlik konusunda en hassas grup yaşlılar.

***

Dinimizin annelere, babalara, atalara, yaşlılara, komşulara bakışı, emirleri ortada.

Ancak uygulamada ‘sözde’ yaşanıyor.

Kimse ‘öz’üne, fabrika ayarlarına dönmüyor, bahane üreterek, yaşlıları, atalarını ya ihmal ediyor ya da gerçekten çok üzüyor.

Hele hele bu dönemde.

Çocuk sahibi evlatları bile ‘sizde virüs olabilir’ diye uzak duruyor.

Sanki onları o anneler, babalar, atalar büyütmedi.

***

Kısaca özetlemek gerekirse..

Hepimiz elbet bir gün yaşlanacağız ve ölümü tadacağız.

İyisi mi 65 yaş üzerine ‘potansiyel suçlu>’ muamelesi yapmak yerine, onların kalan ömürlerinde gönüllerini alacak, dualarını duyacak, tecrübelerini dinleyecek şekilde yeni önlemlere imza atmalıyız.

Yaşlıları, 65’likleri aşağılayarak, onur ve itibarları ile oynayarak alınan önlemleri ve bunları yapanları kınamak yeter mi onu da bilmiyorum.

Ama engellilerde, yaşlılarda, işsizlerde, dilencilerde, fakir-muhtaçlarda bizim toplumun birer gerçeği.

Kimse ‘ne oldum’ değil ‘ne olacağım’ diyerek yaşamalı ve öyle hareket etmeli.

21 yıl önceki Marmara depremi’nden önce zengin olanların o saatten sonraki anıları kitaplaştı.

Allahtan başka güç yok. İyisi mi ‘güç bende’ demeyin.

Yaşlılara, 65’liklere biraz saygı deyin ve de uygulayın.

Koruma ‘sözde’ değil ‘özde’ olur.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.