22. eser bitti ama Corona'yı bekleyeceğiz...


Oğuz Güler

Oğuz Güler

07 Nisan 2020, 13:18

Ekonomi konusunda 7. kitabımı 5 günde bitirdim. Dijital baskıda 2 saatte basılıp bittiğinden sanırım Corona kısıtlamasının bitmesi ile Nisanda yayınlanır. Editörlük konusunda bana katkı sunan arkadaşım Adem hocama çok teşekkürler ederim. Kitabımda ekonomimiz için kaynak olacak 20 argüman var. Düşünün bir kez Konya'dan 3.000 km2 daha büyük yani 41.000 km2 olan Hollanda yıllık 95 milyar Avro yani 104 milyar dolarlık tarımsal ürününü dışarı satmakta. Bu rakamın 28 milyar dolarlık kısmı başka ülkelerden tohum, meyve sebze, hayvansal ürün ve bahçe ürünleri olarak Hollanda'ya geliyor, burada işlendikten sonra dışarı satılıyor. İşte biz Ekonomimizin sanayide ara malı alıp bunları işleyip sonra dışarı satıyorsak tarım kısmında da bunu yapabiliriz. Birilerinin bin bir emekle ürettiği ürünlerini alıp işleyip veya paketleyerek ciddi para kazanmayı devletimiz teşvik etmeli.

Hollanda 4 milyon hektar biz 78 milyon hektarız. Bizim tarımsal dış satımımız 20 milyar $. Toprakta Hollanda'nın 23 katı büyüklükteyiz ama onun yüzde 20'si kadar ürün ancak dışarı satabiliyoruz. Adamlar 908 bin hektar alanda tarım yapıyor, bizim ise 24 milyon hektar tarım alanımız var bu onların 26.5 katı. Ara malı tarımsal ürünleri çıkarsak 76 milyar $'lık tarımsal ürünler üretip dışarı satıyor. Nüfusu ise 17 milyon. Bu kadar küçük bir yer 17 milyon insanı besledikten sonra 900 bin hektarda ki üretimleri ile bizim 5 katımız ürünü dışarı satmasının başarısı ney?

Bu başarı Endüstriyel ve son sistem tarımdan dolayı. En fazla verim alacakları sistemlerle üretim yapmalarından kaynaklanıyor. Modern seralarda uzmanlaştıkları ürünlerde tek ürüne dayalı tarımda çok başarılı olmuşlar. Dışarı sattıklarına göre Çiçek soğanı ve süs bitkileri: 9,5 milyar avro, Et ve et ürünleri : 8,8 milyar €, Süt ürünleri ve yumurta: 8,6 milyar €, Sebze : 7,3 milyar €, Meyve : 6,2 milyar €, İçecek : 5,8 milyar € ile 46.2 milyar € yani 51 milyar $. Altı dalda 51 milyar $ ile dışarıdan ürün alıp işleyip, paketleyip satarak 28 milyar dolarlık satışla 80 milyar dolar. Diğer tarımsal satışları ise 25 milyar $. ABD'den sonra dünyada tarımsal dış satışları olan 104 milyar $ ile 2. sırada.

İşte Hollanda sadece tarımsal ara ürün alıp işleyip satarak 28 milyar $ ile bizim tüm tarımsal dış satışımız dan 8 milyar $ fazla. Bu iş tarım sanayisi ile modern tarım uygulamalarına verdikleri önemden geçmekte. Kitaplarım ücretsiz ve tüm kitaplarımda yatırım yapmak için para lazım diye yakınırım. Bunun için olmayan para ile iş yapılamayacağından buna çözüm olarak mutlaka imkanlar dahilinde kaynak bulma örnekleri veririm. Bende ülkemizin daha modern tarıma yönelebilmesi için yeni kaynaklar oluşturan projelerimle en kısa sürede modern tarım için nelere yönelmeliyiz onları bu kitapta yazdım. Sorun varsa çözümleri de bu demişiz yani.

24 milyon hektar tarım alanımız orman veya mera alanlarımızı azaltmadıkça artamaz. 24 milyon hektar alanı daha verimli kullanmanın yollarına bakmalıyız. Burada en önemli olgu kısa sürede 500-600 bin hektar alan boşaltarak dışarıdan getirttiğimiz özellikle soya, mısır ve arpa eksiğimizi kulübede veya tesiste "arpadan yeşil yem" üreterek, tarla kazanmaktan geçtiğini kitabımda vurguladım. Burada 20 m2 yerden 1 yılda 65 dekar tarla boşaltarak üretiğimiz taze yemin önemini işledim. Düşünün bir kez ne toprak ne gübre vermeden sadece 1 kilo yeşil yem üretmek için yaklaşık 2 litre su ile büyük arazileri kazanacağımızı anlattım. Bu arada tüm dünya bu yönteme geçerse Avrupa kıtasının kullanımı kadar su tasarruf edileceğini de rakamları ile yazdım. Bu arada 1.2 milyon hektar taşlık arazimizi 10 yılda tamamını temizleyerek yeni tarım alanı açmayı anlattım. Böylece tarımsal alanımızı 25 milyon hektara çıkartabiliriz. Taşlık arazilerimizin önemli bir kısmının güneydoğu ve kıyı illerimizin iç kısımlarında olduğunu bilmekte fayda var. Biz modern tarım ve dikey tarım ile birim alanda daha başarılı olmanın yollarına bakmalıyız. 1 dekar akıllı su serasında 80 ton domates üreten dizayn borunun üretimi ve onların yeni hamleleri desteklenmeli. Köylü usulü yeşil yem üretimi ile hasılmatik ve çimmatikle üretim bakanlığın kıblesi olmalı. Oysa Mehdi bey döneminde Polatlı'ya sistemi kuralım avantajlarını görün diyen Kamil D. Atıcı beyi TİGEM genel müdürlüğü yem sanayicilerinin etkisiyle reddetmesi ilginç.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.