Çevre sorunları ve öneriler..(4)

13:18:30 | 2019-06-14
Davut Güleç
Davut Güleç      davut.gulec@kayseristarhaber.com.tr

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Baran Bozoğlu ve ekibinin çevre ile ilgili saptadıkları ve önerileri ise şöyle.

Ölçüm İstasyonlarımız İyi Çalışmamaktadır, Hava Kirliliği Gittikçe Artıyor!

Hava kirliliği raporumuzda ülkemizdeki kentlerin tamamında hava kirliliğinin artmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Ancak en dikkat çekici durum ölçüm istasyonlarının son bir yıldır yeterli ölçüm yapmadığı, en önemli kirlilik parametrelerini ölçmediğidir.

PM2,5 parametresine göre, 313 istasyonun 68 tanesinde ölçüm yapılmıştır ve ölçüm yapılan istasyonların %69’unda güvenli veri alımı yoktur. PM2,5 parametresi için havası kirli illerin başında; Amasya, Ankara, İstanbul, Bolu, Bursa, vb. yer almaktadır. Ayrıca, PM2,5 parametresi için sınır değer mevzuatımızda yer almamaktadır.

PM10 parametresine göre, 219 istasyonun %38’inde güveli veri alımı yoktur. Yaklaşık 60 milyon kişi PM10 yıllık ortalama limitin aşıldığı ve yaklaşık 20 milyon kişi ise soluduğu hava hakkında yorum yapılamayan yerlerde yaşamaktadır. İstanbul için bakıldığında ise yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı bölgelerde ölçüm ler hiç yapılmamış ve hava kirliliği hakkında yorum yapılamamaktadır. PM10 parametresi için havası kirli illerin başında; Kahramanmaraş, İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla vb. yer almaktadır.

Saatlik ve günlük SO2 (kükürtdioksit) ölçümü yapan 81 ildeki 213 istasyonun %44’ünde güvenli veri alımı yoktur ve yaklaşık 30 milyon kişi güvenli veri alımının olmadığı bu bölgelerde yaşamaktadır. Kükürtdioksit kaynaklı hava kirliliği yaşayan illerin başında; İstanbul, Adana, Edirne, Ağrı vb. iller yer almaktadır.

NO2 (azotdioksit) parametresine göre, 173 istasyonun %56’sında güvenli veri alımı yoktur. NO2 parametresi için havası kirli illerin başında; Adana, Amasya, Ankara, İstanbul vb. iller yer almaktadır.

Yıllık NOX (azotoksitler) verilerine göre 173 istasyonun %57’sinde güvenli veri alımı yoktur. NOx parametresi için havası kirli illerin başında; İstanbul, Ankara, Adana, vb. iller bulunmaktadır.

CO (karbonmonoksit) parametresine göre 101 istasyonun %63’ünde güvenli veri alımı yoktur.

O3 verilerine göre 125 istasyonun %57’sinde güvenli veri alımı bulunmamaktadır.

Daha ayrıntılı bilgi almak için Odamız tarafından hazırlanan Hava Kirliliği Raporu 2018’i inceleyebilirsiniz.

Konya’da Topraklarımız Yok Oluyor!

İklim değişikliği sorunu ile birlikte ülkemizde kuraklık artmakta, 2030 yılında İç Anadolu Bölgemizde kuraklığın geri dönülemez hale gelme riski bulunmaktadır. Bu risk birçok ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmada belirtilmekte, Bakanlıkların raporlarında da yer almaktadır. Ancak buna rağmen, kuraklığı yaşayan, yer altı suyu rezervleri yetersiz olan Konya Karapınar Bölgesi’nde 2000 yılından itibaren sulu tarıma geçilmiş, hali hazırda 100.000’i aşkın kaçak, kontrolsüz yer altı suyu kuyusu olduğu bilinen bölgede bir de su tüketimi fazla olan büyük baş hayvancılık, yonca, mısır gibi üretim yöntemleri teşvik edilmiştir. Gelinen noktada yer altı suyunun çekilmesi ile birlikte bölgede obruklar oluşmaya başlamıştır. Obrukların 2000 li yıllardan sonra arttığı görülmektedir.

2019 yılında Şubat ayında 6 günde 3, Nisan ayında 3 ve Mayıs ayında da 2 çapı ve derinliği geniş obruk oluşmaya devam etmiştir. Obruk oluşumu aynı zamanda bin yılların sonucu oluşan verimli toprakların da kaybı anlamına gelmektedir.

İklim Değişikliğine Uyum Dairesi ve Sıfır Atık Dairesi Kapatıldı!

Son bir yılında dikkat çekici en olumsuz gelişmelerinden bir tanesi de, son bir yıldır Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kurulan iki önemli dairenin kapatılmasıdır. Sıfır Atık Dairesi ve İklim Değişikliğine Uyum Dairesi en önemli sorunlara daha kurumsal odaklanmak ve çözüm üretebilmek adına kurulmuştur. Ancak ne gariptir ki, bu iki daire de henüz 1 sene dolmadan kapatılmıştır. Bu durum bile ülkemizde iklim değişikliği ve atık yönetimine yönelik olarak politikalarımızın ve uygulamaların iyi planlanmadığını göstermektedir.

11 Temmuz 2018’de Türkiye Limiti Aşmıştır!

Dünya Limit Aşım Günü (Earth Overshoot Day) dünyanın bir yıldaki yenilenme kapasitesinin tükendiği gün anlamına gelmektedir (Earth Overshoot Day). 2018 yılı için bu gün 2 Ağustos olmuştur, diğer bir deyişle, 2018 yılı için yıllık kapasitenin tamamı 2 Ağustos 2018 günü itibariyle tükenmiş kabul edilmektedir. Bu değer dünyanın geneli için olduğu gibi, ülkeler bazında da hesaplanmaktadır. Eğer tüm dünya, seçilen ülkedeki kişi başı tüketim kadar tüketirse dünyanın yıllık kapasitesinin biteceği gün, o ülkenin Limit Aşım Günü olarak kabul edilir. 2018 verilerine göre, Türkiye’nin Limit Aşım Günü, 11 Temmuz olmuştur. Bu gün, dünya ortalaması olan 2 Ağustos’tan 21 gün öncedir. Bu da, Türkiye’nin kaynaklarını küresel ortalamadan daha hızlı tükettiği anlamına gelmektedir.

ÖNERİLERİMİZ;                         

2020 Dünya Çevre Gününe kadar;

İzmir Gaziemir’deki radyoaktif ve tehlikeli atıklar temizlenmesi ve bölgenin rehabilite edilmesi, 

Hava kirliliğini azaltmaya yönelik sanayi tesislerinin, yakıtların ve araçların denetimlerinin arttırılması,

Doğalgaz imkanı olan ve hava kirliliği yaşayan bütün belediyelerde kömür yardımı yerine doğalgaz yardımına geçilmesi ya da alternatif ısınma yöntemlerinin tercih edilmesi,

Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesine yönelik mevzuatın ertelenmemesi,

Kamu yararı gözeten, ekolojik denge ve iklim değişikliğini ön gören bir Su Kanunu TBMM’de yasalaşması,

Çevre Bakanlığı kurulması,

Bütün kurumların verilerini bildireceği ve kamuoyu ile paylaşılacak bir su bilgi sistemi kurulması,

İklim Değişikliğine Uyum amacıyla belediyelerin uygulayacağı iklim değişikliğine uyum planlarının zorunlu hale getirilmesi ve sistematik oluşturulması adına yönetmelik yayımlanması,

Belediyelerin su kayıplarını engelleyici alt yapı çalışmalarını yaparak %20 seviyelerine çekmeleri,

Sıfır Atık kapsamında Kanun’da yer buluna Geri Kazanım Katılım Payına yönelik mevzuat çalışmasının tamamlanması,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çevresel denetimlerini arttırması ve bunun için kamuya çevre mühendisi istihdamı sağlanması,

Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de görüşülerek onaylanması,

İvedi ihtiyaçlar arasında yer almaktadır. Hükümete, belediye yönetimlerine ve özel sektöre bu alanda önemli sorumluluklar düşmektedir.

 

 




ETİKET :  

Tümü