GÜN GELİR

0
13

5 MAYIS 2009

 

Şair, yazar ,sanatçı Esat Kabaklı

Şehr-i Kayseri’de yine “gönül telimizi” titretti.

Esat Kabaklı;

Kayseri elinden,

Erciyes eteğinden,

 

Kendi sesinden,

Yüreğinden, beyninden

Sazının telinden

Gönlünün dehlizinden,

“Gün gelir” dizeleriyle alıp götürdü bizi yine.

Ne diyor Kabaklı;

GÜN GELİR

Gün gelir bizim de gülümüz açar

Alırız payımızı sevda yelinden

Gün gelir körtalih usanır kaçar

Aşarız dağları karlı belinden.

 

Gün gelir buluruz gül yüzlü yarı

O zaman belli olur arı ağyarı

Böleriz çileyi yarı ve yarı

Geçeriz benliğin azgın çölünden.

 

Şahin olur sarp kayaya tüneriz

Bülbül olur gülistana ineriz

Derviş olur hakikata döneriz

İçeriz doluyu pirin elinden.

 

Hayal dünyasında gezer bu gönül

Aşkın deryasında yüzer bu gönül

Gün gelir Esat’ı ezer bu gönül

Geçeriz dünyanın köhne halinden…

 

Evet “Gün gelir”

Umudunuzu sakın yitirmeyin.

Güneş bir gün doğar.

Hangi gece bitmemiş

Hangi seher güneş doğmamış,

Hangi akşamın gecesi karanlığa bulanmamış.

Gün gelir.

Karanlıklar seherle ağarır,

Gün ağarınca ak güvercinler çırpınır.

Nefret ve kin sevgiye yenik düşünce,

Yüreklerde, dağlarda, karlar altında nice çiçekler açar.

Gün gelir,

Dünün hesabı tutulur,

Kahbeye yalanının hesabı sorulur.

Gün gelir,

Dost ile düşman seçilir,

Dosta gül atılırken,düşman kurşuna dizilir.

Gün gelir,

Mazlumun garibin gözyaşı silinir,

Ağanın paşanın defteri dürülür.

Gün gelir,

Yalan dolan bir bir ortaya serilir,

Gerçek gelince,yalan çarmığa gerilir.

Gün gelir,

Ak ile kara ayrılır,

Yalanlar dolanlar,

Gerçek ırmağında yıkanır.

Gün gelir,

Dostun ektikleri biçilir,

Hainler bir bir seçilir.

 

Gün gelir,

Hançer yarası da,

Kurşun yarası da sarılır.

Gün gelir,

Mahkem-i Kübra’da,

Hak ile hukuk ayrılır,

Haklı, hakkını alırken,

Kahbenin yalanı suratına çarpılır.

Gün gelir,

Kış-boran biter,

Tipi diner,

Tepeden açan güneşle,

Bahar gelip kuru ağaçlar çiçek verir.

Gün gelir,

Karlı dağlar,

Kervan geçmez,kuş konmaz çöller,

Uçurum dolu yollar bir bir aşılır.

Gün gelir,

Güneş doğar,

Tüm üşüyenler de ısınır

Tüm karanlıklar beyaza bürünür.

Gün gelir,

Acılar sarılır,

Gurbet sılaya kavuşur,

Vuslat; kısmetse gönül gönülü bulur.

Gün gelir,

Zindanlar açılır,

Prangalar kırılır,

Zincirler saçılır,

Ak güvercinler kanat çırpar.

Gün gelir,

Ağıtlar biter de

Türküler söylenir.

Sazın telinden,

Gönül bağından,

Bozlaklar haykırılır.

Gün gelir,

Kuruyan dallar canlanır,

Önce çiçek,sonra yaprakla sarılır,

Ağaçlar çimenler, çiçekler,

Cennet kokularıyla sarsılır.

Gün gelir,

Bu ırmak,

Bu deniz,

Bu derya da aşılır.

Gün gelir,

O kara toprak da, mis’ler gibi kokar.

O zalim toprak da, her canı bağrına basar.

O toprak için ;

Nice kanlar, nice canlar saçılır.

Gün gelir,

Ekilenler biçilir,

İyilerle kötüler seçilir,

Her hesap bir bir verilir.

Gün gelir, hak ile haksızlık ayrı ayrı dizilir.

Gün gelir,

Gün gelir,

Söz de, öz de biter.

Gün gelir, ay da doğar, güneş de.

Gün gelir, hayat da ölüm de gelir.

Gün gelir,

Bu selam da

Bu kelam da biter.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here